ÖMRÜM SENİ SEVMEKLE NİHAYET BULACAK

HAKİMİN KARARLARI ÜZERİNE DÜŞÜNSEK Mİ BİRAZ?

26.02.2012

Kızgınız, nefret doluyuz. Bu kızgınlığı bu nefreti kendimize zarar vermeden beslemek zorundayız. Direnişimiz ayakta tutacak enerjinin kaynaklarından birisidir. Yapılanları unutmamak gerekiyor, yapanları da. Büyük umutlarımız vardı, tutuksuz yargı için. 2 tutsak kurtarabildik. İyi taraftan bakınca bu kadar eldeki gibi. Başkan, İlhan Ekşioğlu ve Tamer Yelkovan hala tutsak. 

Haftayı biraz değerlendirmek istiyorum kendimce, izninizle ;)

Öncelikle önemli konulardan bir tanesi, Olgun Peker’in savunmasıyla başlayan pazartesi günü itibarıyla Yasemin Merçil’in açıklamasıdır bence. Çete konusunun düşmesi gerektiğini belirtti o gün. Bakın neler söyledi Merçil;

‘Mahkemede büyük şoklar yaşadık. Bizim yargılanmamızın nedenini ve zeminini oluşturan Giresun grubu örgütünün tamamen ortadan kalktığını gördük. Suçlamalara sebep olarak gösterilen müşteki şahıs, mahkemede verdiği ifadede, ne emniyetteki ifadesinde ne de sonraki ifadelerinde böyle suçlamalarda bulunmadığını söyledi. Yargılanan şahıslarla ilgili TCK’daki ağır suçlardan olan yağma, tehdit v.b. suçlardan şikayetçi olmadığını açıkladı. Sonuç itibariyle bu bizi korkuttu ve ürküttü. Benim kendi şahsıma göre Giresun örgüt iddiası çökmüştür. Zaten iddianamede bizi de bu örgüt zemini üzerine inşa etmişlerdi. Şimdi bizim durumumuz ne olacak, bilmiyorum. Bu davada hayatın olağan akışına aykırı şeyler duyuyoruz. Hukukçu olarak yorumda bulunmaktan zorluk çekiyorum. Bahsedilen sabıkalar normal her Karadenizli vatandaşta olabilecek türden sabıkalar. Her Karadenizli vatandaşta silah bulabilirsiniz. Ama önemli olan bu silahlardın bir suçta kullanıldığının ispat edilmesi.’

Bu yorum sonrasında benim tüm tutuklu sanıkların tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılacağı yönündeki umudum artmıştı. Başkanın savunmasının sabah başlaması ve kesintisiz devam etmesi üzerine manevralar yapıldığını düşünüyorum. Ancak beklenenin aksine, perşembe sabah yerine salı öğle saatlerinde başladı başkan. Dolayısıyla araya giren çarşamba günü savunma bütünlüğünü bozdu. Buna bir de hakimin özet geçme isteği de gelince istediğimiz olmadı savunma şekli açısından. Tabi basının savunma içinden Galatasaray’la ilgili verilen örnekleri cımbızla çekip sunması işimize gelmedi. Basının niyeti belli, gerginlik yaratmak. Bu gerginliği yaratırken de savunma değil çamur atma gibi bir algı oluşturdular.

Oysa söylenen şu, bu maç şike değilse bizim maçımız mı şike? Ya da bu transfer hamleleri transfer şikesi değil bizimki mi transfer şikesi?  Elbette biraz kaşıma da var. Görevlilerin Galatasaraylı olduklarını özellikle belirten açıklamaların arkasında, operasyonun arkasında bir Galatasaray olduğu düşüncesini gösteriyor bence.

Bu gelişmeler olurken, basında çıkan bir haber dikkatimi çekmişti, Fanatik.com.tr’den bir haberde şöyle diyordu;

…Başkan Ekinci’nin, futbolla oldukça ilgili olduğu gözlemleniyor. Bizzat, “Futbolu bilmediğim doğru değil. Tam tersi, gayet de iyi bilirim” açıklamasını yapan Ekinci, duruşmaya ara verildiğinde, sürekli odasındaki masasının üzerinde duran, Cihan Oskay’ın yazdığı ‘Futbolun Baronları’ isimli kitabı okuyor….

Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci’nin okuduğu ‘Futbolun Baronları’ kitabının yazarı Cihan Oskay, şike ve teşvik iddialarını çok önceden ortaya atmış ama iddialarını herhangi bir delile dayandıramamıştı. Çıktığı televizyon programlarında zor anlar yaşayan Oskay’ın ‘reytingleri’ kısa süre içinde düşmüştü. Fotospor gazetesinde spor, Akşam gazetesinde yemek tarifleri yazan Oskay, bir dönem 45 gün ortadan kaybolmuş, Biges Restoran’daki ortağı, ailesi ve gazetesi tarafından ‘Kayıp’ ilanıyla aranmıştı. Bodrum’da uğradığı silahlı saldırıda öldürülen peyzaj mimarı Hülya Yolcubal’ın İstanbul’da yakalanan katil zanlısı Cihan Oskay, cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini itiraf etmiş ve cezaevine gönderilmişti

Bu haber benim için o gün enteresandı. Cumartesi saat 02:30 sularında karar açıklandığında eksik yerler oturdu üst üste. Aşağıda değineceğim.

Başkanın Perşembe günü özetle tamamlanan savunması sırasında anlatılan bir de konuşma var. Ekinci’nin özet savunma istemesi, başkanın yanıt olarak ‘O zaman şike olmadığına ikna oldunuz’ demesi. Burası çok kritik. Önce şunu söyleyeyim, savcılar ve hakimler müthiş bir karizması olduğu ortada, sayın kelimesini kullanmadan cümlede yer almıyor. Buna ek olarak da hakimin bu savunma özeti rezaletini genelde tüm avukatlar ‘adam çok iyi niyetli’ gibisinde olumlu yorumladılar. Bir iddia daha var, Ekinci’nin savunmanın tamamını yapmak isteyen başkana 3 ay sonraya duruşma koyarım şantajı. Ne kadar doğru bilemiyorum. Bu nedenle buradan devam etmeyeyim.

Savunma özetleri sonrasında diğer tutsaklarımızın savunmaları da tamamlandı. Daha kısaydı bunlar. Ekinci özellikle Cemil Turan ve Mehmet Yenice’yi çok zorlamış. Ali Kıratlı’nın savunmasını çok beğendiğini söyleyip ‘İkna oldum’ demiş. Ancak Ali Kıratlı hala tutuklu yargılanıyor.

Devan edeyim. Asıl bombalar ortamın en çok gerildiği cuma gününe rastladı gibi. Mecnun Odyakmaz’ın Trabzonspor teşvik primi girişimi iddiası aslında çok ses getirmeliydi. Ancak yandaş medya bunu da geri plana attı. Öyle ki Trabzonspor’un yanıtı bile muhtemelen bir sürü vatandaş için iddiadan önce okundu. Oysa durum çok kritik.

Etik kurulunun tavsiye raporunda Trabzonspor’un suçsuz bulunmasının nedeni aslında ortaya çıktı. Hatırlarsanız daha önceki yazılarımda özellikle bu konuya parmak basmıştım. İddianamenin zeminin Fenerbahçe’ye verilecek bir disiplin cezası üstüne kurmak istedi savcı. Bunun için medyanın da desteğiyle etik kurulu, kozmik oda çalışmaları yapıldı. O gün sordum bugün yine soruyorum. Etik kuruluna gönderilen belgeleri seçen emniyet veya savcının hangi belgeleri verdiğini biliyor muyuz? Mehmet Ali Aydınlar etik kurulu raporunu açıklarken şunu söylemedi mi; “Belgeler elimize ulaşıp da etik kurul çalışmaya başladıktan sonra savcılık yeni kişileri çağırdı ve ifadelerini aldı. Biz bunları da istedik ancak geri dönüş yapılmadı.” Aynı Mehmet Ali Aydınlar, Mehmet Ali Birand’ın danışıklı dövüşünde şunu söylemedi mi “Etik kurul 18 günlük bir çalışma yaptı. Eldeki belgelerde İBB’nin adı geçmiyordu bile ama sonradan iddianamede yer aldı.”. Anlatabildim mi kendimi? Etik kurulunun varsa kararının ya da tavsiyenin ne kadar çarpık bir yerden çıktığı ortada. Buna göre hareket etmemek TFF’nin yaptığı en doğru şey olmuş. Ama o rapora göre bazı vatan hainleri yüzünden UEFA’nın tetiklendiği de başka bir gerçek. Fakat bunun bu konuyla alakası yok atlıyorum.

Cuma akşamı Çağlayan’da bir tarihe tanık olduk. Orada bulunduğum için çok mutluyum. Ve aynı zamanda başımıza gelenlerden önce benzer davalarda yapılan rezil senaryolarla haksız yere canları acıtılan insanlar için ayağa kalkmamış olduğum için kendime kızıyorum. Çağlayan’a döneyim. Saatlerin ilerlemesiyle birlikte katılımın azalacağı ortadaydı. Ve hepimizin bildiği üzere kararlar açıklandı. Aslında o sırada Samanyolu Haber’de yapılan programda şifreler verilmişti. Sonuçta Ekinci’nin başkanlığındaki mahkeme aşağıdaki kararları aldı. Ben kararları ve altına kendi yorumlarımı yazacağım. Hukukçu değilim, teknik olarak yorumlayamam. Haddimi aşarsam hukukçulardan özür dilerim. Ancak hukuk benim için vicdandır. Bu nedenle vicdanıma göre yorumlarımı yapmak istiyorum.

Mahkeme Heyeti, Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu, Amatör Şubeler Koordinatörümüz Cemil Turan, Eskişehirspor’un eski teknik direktörü Bülent Uygun, Sivasspor’un başkanı Mecnun Otyakmaz, Giresunspor Asbaşkanı Coşkun Çalık, Giresunspor Başkanı Ömer Ülkü ve masör Mehmet Yenice’nin tahliyelerine karar verdi. Heyet, tutuklu diğer 16 sanığın tahliye taleplerini ise reddetti. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, bundan sonraki duruşmanın 26-30 Mart tarihlerinde yapılacağını, 4 gün sürecek olan duruşmada tutuksuz sanıkların da ifade vereceğini açıkladı.

Bu kişilerin diğerlerinden ne farkı var baştan beri vicdanım kabul etmiyor. Bu dava bu hızla, tüm sanıkları tutuksuz olarak devam etmeli. Bu nedenle bununla ilgili bir yorumum daha farklı olmaz. Mahkemenin bir ay sonraya ertelenmesinin de çok geç olduğunu düşünüyorum. Fakat Türkiye’deki mahkeme gerçeğini biliyorum. Bu nedenle susuyorum.

Mahkemede tahliye taleplerinin yanı sıra bazı ara kararlar da aldı. Alınan ara kararlar şöyle:
- Olgun Peker’in diplomasıyla ilgili Bulgaristan’a yazı yazılmasına,

- Giresun’da alınan bazı tanıkların ifadelerinin yeniden alınmasına

- Olgun Peker’in şirketlerinin hissedarlarının çıkarılmasına istenmesine,

- Olgun Peker’in 2011 yılına ait yurtdışına giriş çıkış belgelerinin istenmesine,

Bizim konumuz değil.

- Serdar Kulbilge’nin eşinin hesapları için yazı yazılmasına.

Şunu anlamıyorum. Sanık durumundaki birisinin eşinin hesap durumu nasıl alınmamış olur? Acaba yetkisi mi yok savcının? Teknik durum bilemiyorum.

- Muğla Cezaevi’nde yatan Cihan Oskay’ın tanık olarak dinlenmesine,

İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Başkanla husumeti olan herkesi çağıran savcının kafası işte bu, cemaat kafası. Muhtemelen Ekinci de başkanın çocukluk arkadaşlarını çağırır tanık olarak, Aziz Yıldırım sizi çocukken marizledi mi diye sorar. Çok anlamsız bir şey bu. Ancak zaten yukarıda da bahsettiğim üzere bunun kokusunu daha önceden yaymıştı hakim. Merakla bekliyorum gelişmeyi.

- İbrahim Akın’ın iletişim tespit tutanaklarının istenmesine,

Serdar Kulbilge’nin durumuyla aynı bu da. Yok mu zaten tapeler elde? Yoksa hakim burada parça pinçik edilmiş tapelerin tam metnin mi istiyor? Bunu anlamadım. Öyleyse iyi zira tapeler Şekip Mosturoğlu’nun dediği gibi cımbız marifetiyle sanat eseri haline getirilmiş.

- Yayıncı kuruluşlara yazı yazılarak ilgili maçların görüntülerinin istenmesine,

Bu da bence iyi bir karar. Başkanın savunmasında olayın sahaya çekilmesi amacı vardı. Bu da dikkatleri sahaya çekiyor. Fakat maçları kim izleyecek o önemli. Herhalde bir bilirkişi heyeti olacaktır.

-Tutuksuz sanıklardan Ali Yıldırım avukatlarına ek savunma süresi verilmesine

Herhalde olumlu bir karar.

- Bazı sanıkların cep telefonlarının iadesinin değerlendirilmesine,

Neye yarar :)

- Olgun Peker için Gİresun’a yazı yazılıp hangi tarihlerde başkanlık yaptığı bilgisi istenmesine,

Bizim konumuz değil.

-Trabzonspor ve İstanbul Bşb ile ilgili ne kadar prim verildiyse, bununla ilgili banka bilgileri belgelerinin istenmesine

Bu da iyi bir şey. Ancak eksik. Çünkü şampiyonluk yarışındaki takımlarla oynayan tüm takımların genel ve özel primlerini incelemesi gerek hakimin. Tek maç yetersiz olur bence.

- Yıldırım Demirören’in tanık olarak dinlenilmesine,

Ne soracak merak ediyorum.

- İddianamedeki bazı özel hayata ait bölümlerin çıkarılmasına

Çok yerinde ama çok geç bir karar. Yusuf Turanlı başta olmak üzere konuyla ilgilenen herkes bir sürü ilgisiz adamın özeline girdi bile. Bu da bu belgeleri yayan emniyet ve savcılığın ayıbıdır.

- Bütün sanıkların seyir yasaklarının kaldırılmasına,

Bu karar oyuncular için yanlış yorumlanmış bir karardı zaten. Düzelmesi iyi oldu.

Mahkeme Heyeti ayrıca Bülent Uygun’un maçların temsilcilerinin dinlenmesiyle ilgili talebinin reddedilmesine de karar verdi

Bülent Uygun’un tahliyesiyle bu kararı birleştirince, Eskişehir Fenerbahçe maçındaki şike ve Eskişehir Trabzonspor  maçındaki teşvik iddialarının düşeceği anlamına geliyor. Fakat diğer maçlar için bence temsilcilerin gözlemcilerin dinlenmesi çok iyi olur. Madem maç görüntülerine bakılacak, o maçları tescil ettirenlerle de konuşmak gerekir.

Kararlarla ilgili böyle düşünüyorum. Diğer yandan şüphelerim sürüyor. Mehmet Ekinci’nin cemaatin altın çocuklarından birisi olması moral bozuyor. Yargıya güveni zedeliyor. Hele ki bu kadar açık şekilde çöken örgüt iddiasına rağmen, hala tutuksuz yargılama kararı vermemesi şüphemi destekliyor.

Öncelikle Metris’ten çıkışlarında Şekip Mosturoğlu’nun Cemil Turan’ın ailelerinin sevnçlerine ortak oldum. Aynı şekilde diğer sanıkların tahliyesinde de özelllikle ailelerin mutluluğu göz yaşartıcıydı. Onlara bu acıyı yaşatanların bu haksızlığı yapanların da aynı acıyı çekmelerini istiyorum, temenni ediyorum.

Bir aylık bu süre içinde büyük sınavlardan geçeceğiz. Cemaatin işin Ergenekon yalanına bağlama atağı karar gecesinde başladı. Hakan Şükür’ün özellikle kullanıldığı bu operasyon özellikle yandaş medya tarafından deli gibi pompalanacak. Bu dönemde direnişi sürdürmek zorundayız. Safları sıklaştırıp, fire vermeden. Skor ne olursa olsun sürekli destek vererek. Çünkü haklıyız, kazanacağız.

Mehmet Ekinci hakkında

Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:

  1. BİR DANIŞIKLI DÖVÜŞ HİKAYESİ
  2. SORULAR
  3. KURGUYA BAK
  4. BEKLENENLER
  5. KARMAŞA
  6. SORULAR
  7. YALAN ÜZERİNE
  8. 2 GECE BİTTİ
  9. İYİ İNSAN LAFININ ÜZERİNE GELİRMİŞ
  10. AYKUT KOCAMAN’IN SÖZLERİ ÜZERİNE…
  11. ÇİFT YÖNLÜ OYUNCU
  12. BELEDİYE MAÇI ÜZERİNE
  13. BURSASPOR MAÇI ÜZERİNE
  14. BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
  15. ANKET
Yazar: onore,
Kategori: Fenerbahçe

Yorumunuz