TRABZONSPOR 3-2 FENERBAHÇE
24.08.2010
Maç öncesinde bir çok kişi gibi, sahaya çıkan kadroya şaşırdım. Şaşırdım şaşırmasına da herkes kadar değil elbette. Zira şu cümleyi kurmuşum;
Bir diğer taraftan da PAOK maçını düşünerek bir sürpriz kadro beklemiyor da değilim hani, tam medyamıza ekmek çıkartacak polemik kadrosu;
Mert
Gökhan . Lugano . Bilica . Andre
Mehmet . Baroni . Emre . Stoch
Niang . Semih
Hep 4-4-2 tam 4-4-2 kadrosu. Polemik bir yana, bu maçta deplasmanda daha çok fizik kuvvetli bir takım çıkartmak isteyebilir Kocaman.
Bunu yazarken, hele ki Young Boys maçında orta sahadaki fiziki farklılık nedeniyle Alex’i oyundan çıkartmış bir Aykut Kocaman gibi düşünmeye çalışıyordum. Sadece Stoch konusunda yanıldım ama onun da nedenini anladım. Yine Young Boys’la ancak deplasmanda oynanan maçta Stoch’un Andre’ye yardım etmemesiyle ilgili bir serzenişi olmuştu. Rakibin sağ kanadının Yattara-Serkan gibi bir ikili olduğunu, Stoch-Andre ikilisinin daha belki de hiç bir zaman birlikte oynayamıyor olduğunu ve nihayet Caner’den daha önce hem Aykut Kocaman’ın Andre’ye daha önce önlü arkalı oynayan hem de saha içinde oyuncu değişikliği yapmadan pozisyon değişikliği yapabileceği Özer gibi oyuncuya sahip olduğunu düşününce, Stoch yerine Özer tercihinin mantığını anlayabiliyorum.
Ancak…
Kimdi hatırlamıyorum ama şuna benzer bir açıklama yapmıştı, bir teknik direktör. Kötü performanslı bir oyuncudan bahsettiler. Şöyle bir yanıt verdi, hafta boyuncu iyi çalıştı, görev verdim. Ama kötü oynayacağını bilsem, verir miydim görev? Neden vereyim ki?
Özer kötü oynadı. Oyun içinde pozisyon değişikliklerine rağmen tutturamadı ne yazık ki. Ve Andre’nin de kötü oyunu sonucunda sol kanadımız ne yazık ki felç oldu. Yattara’nın vasatın çok üstünde olmayan performansına rağmen, ne yazık ki. Kızdığım Andre’nin, beraberliği belki de galibiyeti getirecek iki gol pozisyonunda olması da işin enteresan yanı oluyor #ömerüründül

Her şey ortada gibi giderken ama kontrol rakipteyken, çok anlamsız bir defansif hatayla kabul ediyorum ki şanssızlık da var yenik duruma düştük. Ve şanssız gole üzülürken, maç boyu bir çok hata yapan stoperlerimizin, anlamsız bir ofsayta düşürme taktiğiyle yediğimiz ikinci gol geldi. Stoper felaketi sürüyor. Nitekim 3. golde, 50 metreden hem de yumuşak gelen bir yanda topta, iki stoperin boşa çıkması sonucunda tam 3 Trabzonsporlu bomboş kaldılar. Nitekim kafayı da vurdu ve skoru 3-1′e getirdiler.
Baştan başlayalım tekrar. Ne yaptı Aykut Kocaman? Orta sahayı fiziki olarak daha kuvvetli tutmak ve PAOK maçını düşünerek ki haklıdır bu maçın telafisi var o maçın yok Alex’i kenara çekip klasik bir 4-4-2 dizilişiyle çıkarttı takımı sahaya;
Mert
Gökhan . Lugano . Bilica . Andre
Mehmet . Baroni . Emre . Özer
Semih . Niang
Daha önceki yazılarımda belirttiğim üzere, orta sahayı yan yana değil 1+3′e benzer bir şekilde kurdu. Parreira’nın Fenerbahçe’si gibi. Baroni savunmaya Emre ise hücuma yönelikte daha çok. Özer ve Mehmet’in içeri ve tersten bindiren tarzları da, sürekli hareket halinde olan iki forvetin dağıttığı alanlardan yararlanmamızı sağlayacaktı. Nitekim Mehmet’in golü bu şekilde geldi ve yine Mehmet benzer bir pozisyon daha yakaladı.
Kağıt üzerinde doğruydu aslında yapılan. Tek soru işareti, hareketli iki forveti kimin besleyeceğiydi. Emre yetecek miydi? Fakat her şey kağıt üzerindeki gibi değil. Andre ve Özer’in içler acısı performansları, sol kanadı ne hücum ne de savunmada kullanamamamıza neden oldu.
Semih’in ısrar edip yaptığı orta ve Lugano’nun kafasıyla gelen gol, 2 dakikada gelen gollere daha çok hayıflanmama neden oldu. İkinciyi yemesek çok farklı olacaktı.
Lugano’nun golü sonrasında yediğim anlamsız gol, biraz biraz morali bozulan Trabzonspor’a ilaç gibi geldi. Böylelikle topu ayağımızda daha çok tutup, kontrolü ele geçirmeye başladığımız dakikalarda gelen bu hatalı golle rakibi canlandırdık yeniden. Sonra Semih’in çıkışı, Stoch’un girmesiyle fark yaratması, farkı yeniden bire indirmemiz art arda gelişti. Aykut Hoca’nın sakatlık olmasaydı Stoch’u ilk yarıda sokacağı yoktu bence. Semih’in sakatlanması ne kadar şanssılıksa, oyuna girenin Stoch hem de iyi performanslı Stoch olması o kadar şansımızdı. Bu arada Stoch’un girişiyle birlikte tekrar 4-2-3-1′e dönüş yaptık. Tek forvet Niang, Alex rolünde de Özer vardı artık.
Bu kadar gelişme sırasında, ilk yarıyı berabere bitirebileceğimiz şansı da sahanın en kötülerinden birisi olan Andre’nin sıyırtma kafasıyla bulmamız da enteresan oldu, yineliyorum. Ama gol olmadı, adaşım kornere çelebildi topu.
İkinci yarıya aynı şekilde başladık. Fakat Özer ki takımın beyni olmalıydı, o kadar kötüydü ki, topla sanırım 55′ten sonra buluşabildi. Mehmet’in performansının hızla düşmesi, sağ kanatta tüm yükün Gökhan’ın sırtına binmesine neden olunca, sağ kanadımızdan gelen atakları sorun yaratmaya başladı. Sol kanattan da geliyordu rakip, hala. Zira Andre aynı kötü performansı sürdürüyordu. Stoch’un defansif durumunu biliyoruz zaten.
Aykut Hoca müdahalede bulunduğunda ilk olarak, daha sonra yapacağı yabancı değişikliğini göz önüne olarak önce Baroni’yi çıkarttı, Selçuk’u soktu. Daha sonra da pozisyonun gerçek sahibi Alex’i, gecenin kötüsü Özer’in yerine.
Bu arada Bünyamin Gezer’in Trabzonspor lehine verdiği anlamsız penaltı ve Niang’ın rakip ceza alanında indirilmesine seyirci kalması önemli hatalarıydı. Niang’ın maç sonrası verdiği demeç de, özellikle Egemen ve Glowacki’yle girdiği mücadeleyle!!! ilgiliydi. Dedi ki ‘Fransız futbolundan çok farklı olan Türk futboluna alışmam gerekiyor. Orada (Fransa’da) formadan bu kadar çekme yoktur, alışmalıyım herhalde‘ Gezer’in Onur’a 88′de uyarı bile yapmadan gösterdiği zaman çalma sarı kartı da gecenin eyyamıydı. Çok merak ediyorum İstanbul’da bir 3 Büyük – ufak takım maçında, ufak takım kalecisi 60′da zaman geçirmeye başladığı anda uyarısız sarı kartı gösterebilecek mi? İzliyorum kendisini. Unutmadan ekleyeyim özellikle ilk yarıda, oyunun fazla içinde olduğu için iki kez Emre’nin bir kez de bir Trabzonsporlu oyuncunun topu alamamasına, fiziki müdahalelerde bulunarak neden oldu Gezer. Çok komikti.
Penaltı dedim hemen Mert’in hakkını vereyim. Köşeyi çok iyi gördü ve çok çevik bir hareketle kurtardı penaltıyı. Ancak bu penaltı bile onun en azından şimdilik Fenerbahçe kalesini koruyacak kapasitede olmadığı gerçeğini değiştirmeyecek.
Maçtan önce söylediğim gibi, telafisi olan bir maçtı, yenilginin telafisi için bolca zamanımız var. Önemli olan PAOK maçı şu anda. Semih’in sakatlığının geçici olduğunu umuyorum. Bilica’ysa umurumda değil hala. Onsuz kaçıracağımız şampiyonlu onunla alacağımız şampiyonluğa tercih edeceğim yine.
Bir soru da Lugano’ya. Bir futbolcu hem de Lugano gibi teknik kapasitesi sınırlı bir oyuncu, neden maçın her döneminde, yani sadece belli bir süre içindeki silsileden bahsetmiyorum, her seferinde başarısız olmasına ve bu konuda başarısız olmasına rağmen, sürekli uzun pas vermeye çalışır ve her topu rakibe armağan eder?
Evet bu gece ne oldu? Bu gece, bazılarının devrim adını koyduğu ancak Aykut Kocaman’ın açıkça rotasyon dediği bir uygulama sonrasında farklı bir kadro ve dizilişle sahaya çıktık. Oyuncuların bir bölümünün istekli ve üstün performans gösterdikleri, bir bölümünün iyi niyetli olmalarına rağmen bir şey beceremedikleri ve ne yazık ki bir bölümünün gecenin içine turp suyu sıktıkları bir maç yaşadık. Eğer bu sezon bir yatırım sezonuysa, gitmesi gerekenlerin, zihniyetlerini değiştirip kalması gerekenlerin ve nihayetinde bu formayı hak edenlerin ortaya çıkmasında pay sahibi olacak bir maçtı. Yenilgiden olumlu bir sonuç çıkartmak umuduyla, önümüzdeki maça bakalım diyorum.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- FENERBAHÇE – TRABZONSPOR
- FENERBAHÇE 4-2 İBB MAÇTAN ÇOK SONRA AMA KISA KISA
- ESKİŞEHİRSPOR-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- GALATASARAY – FENERBAHÇE, MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE 2-0 TRABZONSPOR MAÇTAN SONRA KISA KISA
- FENERBAHÇE – TRABZONSPOR MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE 2-3 BUCASPOR SESSİZ MAÇTAN SONRA
- GAZİANTEP 2-1 FENERBAHÇE MAÇTAN SONRA KISA KISA
- KONYASPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- TRABZONSPOR 3-2 FENERBAHÇE MAÇTAN SONRA KISA KISA
- TRABZONSPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE – TRABZONSPOR + BURSASPOR + ANTİNKUNTİNSPOR + ….
- FENERBAHÇE 3 DENİZLİSPOR KÜMEYE
- ANTALYASPOR 4-3 FENERBAHÇE
- TRABZONSPOR 0-1 FENERBAHÇE
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“TRABZONSPOR 3-2 FENERBAHÇE” başlığına 2 yorum yapılmış
Gönderen: mehmet, 24.08.2010
her ne kadar yenilmiş olsak ta ben yaptıgımız mücadeleden memnundum.. üzülmedim degil ancak umutluyum takımıma güveniyorum tek ihtiyacımız biraz daha zaman ve biraz şans artık ne olur..
Yanıtlayın
Gönderen: İLKER, 24.08.2010
Bu takım doğrudan 4-3-3 oynamalı
4′lü klasik defans.
3′lü orta saha(emre-özer-topuz)
3′lü forvet(stoch-niang-Dia)
Belki orta 3′lü farklı varyasyon olabilir.
Playstation da ki Barcelona taktik ekranı gibi:)))
Yanıtlayın