FENERBAHÇE 4-0 ANTALYASPOR
16.08.2010
Öncelikle şundan bahsetmek gerekiyor. Eğer seyircisiz bir maç oynanacaksa tam zamanıydı. Sezonun sahamızdaki ilk maçında daha 30. dakikada takımı ıslıklayan bir seyirci yerine o tribünlerin boş olması kim ne derse desin bizim lehimizeydi. Gerçi maçı başlaması ve gelişmesi, o seyirciyi de sustururdu ya neyse. Aynı şekilde ilk 30 dakikada skoru tayin eden oyun sonrası kalan 60 dakikada gol atılmamış olması da aynı kötü seyirciyi aktive eder ve 4-0′lık galibiyete rağmen ıslıklarla ayrılabilirdik stadyumdan.
Gelelim maça. Alex’in performansının Semih’le birlikte arttığını söylemiştim. Güzel bir kanıt oldu bu maç. Birisi 1 gol 1 asist, diğeri 2 gol 1 asistle bitirdiler maçı. Alex’in forvet arkası oyunda sürpriz çıkışlarında Semih’in top alış, tutuş ve verişlerinin ne kadar önemli olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek.
Ben Dia’nın sakatlığından haberdar değildim, bu nedenle Dia’nın ilk onbirde olacağını ve Baroni’nin kontenjana takılacağını düşünüyordum. Dia’nın yerine oynayan Mehmet Topuz oldu, Baroni de kendi yerindeydi. Lugano’nun forma giymesiyle birlikte defans ideal formatındaydı. Gerçi Antalyaspor hiç rahatsız edemedi. Bırakın defansı Baroni ve Emre’nin bile üzerine gelemediler. Bu da ön stoperlerin daha çok ofansif oyuna yönelmelerini sağladı elbette. Böylelikle defansın da ileri çıkmasıyla daraltılmış bir alanda rakip saha konuşlandık.
Mehmet’in Gökhan’la uyumu, neredeyse tüm akınların sağ kanattan gelmesine neden oldu. Hatta Andre bile ileri çıkabileceği poziyonlarda 40-50 metrelik paslarla sağ kanattaki ikiliye aktarıyordu topu. Bu güzel uyum diğer kanatta görülmedi. Andre ile Stoch birbirinden bağımsız, hatta habersiz gibi bir oyun sergilediler. Şu anki görüntü bu ikilinin tarzlarının birbirlerini tamamlayacaklarını göstermiyor. Zaman gösterecek gelişmeleri. Benim hayalim, umudum Aykut Kocaman’ın Andre yerine, Caner’den bir Gökhan Gönül yaratması. Çok zor evet ama olursa çok yararlı olacak. Zira bu tip iki bekle, oyun içinde takımın yüklenmesi gereken durumlarda rahatlıkla ikili, üçlü defansa dönme şansı olacaktır.
Lugano-Bilica ikilisi eldeki stoperlerden yapılan en iyi ikili gibi duruyor. Dünkü maç çok fazla karar verecek bir performans göstermedi. Antalyaspor orta sahayı çok geçemedi nitekim. Ancak bu ikiliden özellikle Lugano’nun oyun kurma hevesini bir şekilde engellemek gerekiyor. İlk yarıda yaptığı anlamsız uzun paslarla topu kaybetmemize neden oldu Uruguaylı. Ona birisinin topu alıp en yakınında her kim varsa ona ulaştırması gerektiğini söylemeli. Gerçi ben bunu yapabileceğinden de emin değilim
Beklerden Gökhan’a bir satır bir paragraf hatta bir yazı değil, kitap ayırmak gerek. Allah onu her türlü sakatlıktan korusun. Bu kadar mükemmel bu kadar komple bir futbolcu görmedim uzun zamandır. Her türlü katkıyı yapıyor takıma. Golü attı sonra gitti çizgiden bir gol çıkarttı, ikinci yarıda bir şuta siper etti kendisini. Türk futbolunun geç keşfedilmiş az bulunur çiçeği Gökhan Gönül.
Diğer yandan Andre’ye değineyim. 3. goldeki katkısını tebrik edeyim. Stoch’la uyumsuzluğundandır belki ama çok parlak değildi dün gece. Ben defansif olarak çok beğenmiyorum Andre’yi. Yukarıda da belirttiğim gibi bir Caner mucizesi bekliyorum.
Gelelim orta sahaya. Baroni ve Emre muhtemelen bu sezonun en rahat maçını oynadılar. Burada Antalyaspor’un baskısız oynamasından bahsederken özellikle Emre’nin ofansif katkısını tebrik etmek gerek. İlk goldeki hızımız müthişti, Emre-Alex-Semih, tek paslarla yaklaşık 40-50 metreyi çok kısa bir sürede geçip golü yaptı. Göbekte sorun yoktu bugün. Stoch’dan bahsettim, daha alışma aşamasında, hem takıma hem de arkasında oynayan Andre’ye. Biraz da Mehmet’ten bahsetmeli, LigTv’nin dangalak spikerlerine göre bir süre Mehmet Yozgatlı da oldu dün gece. Ama en önemlisi, sakatlıktan sonra bu kadar hazır ve istekli olması çok umut verdi.
Semih’ten bahsettim. Bu çocuğa yapılanlar başkasına yapılsa herhalde futbolu bırakırdı. O ise çıkıp topu ağlara bırakıyor ya da takım gol atsın diye arkadaşının önüne. Tebrik etmekten başka çare yok. Bu kadar futbol bilerek oynayan bir futbolcuya şapka çıkarmak gerek.
İkinci yarı oyuna giren Mert için çok fazla bir şey söylemek mümkün değil. Caner ikinci yarıda tam bir sol kanat oyuncusu gibi davrandı. Semih’e arka direğe kestiği top çok şıktı. Özer’in de tekrar takıma dönmesi gelecek adına sevindiriciydi.
Dünkü maçta benim olduğunu düşündüğüm defans sorunlarını ortaya çıkaracak bir rakip yoktu. Yanılmayı ummakla birlikte PAOK maçında, baskı altında neler yapacağımız biraz çıkacak ortaya. Ama en azından bu kadar stresli bir dönemde lige böylesine başlamanın keyfini çıkartmakta fayda var.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- ANTALYASPOR 0-0 FENERBAHÇE, MAÇTAN SONRA KISA KISA
- ANTALYASPOR 0-1 FENERBAHÇE MAÇTAN SONRA KISA KISA
- KAYSERİSPOR 2-0 FENERBAHÇE MAÇTAN SONRA KISA KISA
- KAYSERİSPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- TRABZONSPOR 3-2 FENERBAHÇE
- PAOK – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE 4-0 ANTALYASPOR MAÇTAN SONRA KISA KISA
- FENERBAHÇE-ANTALYASPOR MAÇ ÖNCESİ
- YOUNG BOYS 2-2 FENERBAHÇE
- FENERBAHCE 1-0 ANTALYASPOR
- GEÇMİŞ OLSUN
- ANTALYASPOR 4-3 FENERBAHÇE
- DİYARBAKIRSPOR – FENERBAHÇE
- FENERBAHÇE 5-1 HONVED
- GAZİANTEPSPOR 1-0 FENERBAHÇE
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“FENERBAHÇE 4-0 ANTALYASPOR” başlığına 4 yorum yapılmış
Gönderen: Stiff, 16.08.2010
Resim de on numara olmuş.
Yanıtlayın
Gönderen: sinan (1000), 16.08.2010
Transfer edilen Niang’ın merkez santrafordan ziyade ikincil forvet olduğu gerçeği kanatlardaki alternatif sayısını arttırırken, merkez santraforda tek (Semih-kimse bana G.Ünal demesin lütfen), orta sahada Topuz’unda oynayabileceği varsayımıyla iki (Selçuk-Topuz, zorlarsanız 3. olarak Özer), stoper mevkiinde ise neredeyse alternasifsiz bir kadromuz olması dünkü pozitif tablo karşısında sayılabilecek olumsuzluklar…
Gökhan Gönül’ün alternatifi olarak kadroda olan -tüm iyi niyetine rağmen- Bekir ise sağbek mevkiindeki performansı kimi memnun eder, dikkat çekici soru işaretlerinden…
Ligdeki kaliteli Türk oyuncu azlığı doğrudan Fenerbahçe’nin de kadrosuna yansımış durumda…
Neticede ortaya çıkan gerek pozisyonlar itibariyle gerekse kadro derinliği açısından “alternatifsizlik” bu senenin esas problemi olacak gibi gözüküyor.
Transferin bitmesine 15 gün var…
Derinlik yaratacak bir iki transfer olması muhtemel midir? Kadroda kullanılacağı düşünülmeyen Guiza ve Deivid’in gönderilip en azından onların yerine alternatif oyuncu alınması söz konusu olabilir mi? Bu konuda duyumu olan arkadaşlar var mıdır? paylaşmak isterler mi?
Yanıtlayın
Gönderen: mehmet, 16.08.2010
zor bir maç geçer skor bulamayız die düşünüordum beni şaşırttıkları için o kadar mutluyum ki.. nefes aldık biraz bu nefes en cok aykut hocaya yarayacaktır.. ben inanıorum 3-5 haftaya keyif veren mücadele eden canını dişine takıp galip gelen bir takım olacagız.. hak ediyoruz artık değil mi
Yanıtlayın
Gönderen: mehmet, 16.08.2010
ayrıca takımda müthiş bir forma mücadelesi olacagını ve bunun takımımıza cok seyler kazandıracagını düşünüyorum.. stoch ,özer, ugur çok yakında iyileşir, andre ve diğer yanda dia topuz kazım.. forvet niang semih, eee tabi en favori guiza(!):)güzel günler istiyoruz… çok mu?
Yanıtlayın