FENERBAHÇE 0-1 YOUNG BOYS MAÇIN ARDINDAN
05.08.2010
Yattım kalktım bir şey değişmemiş. Denizli’de kaçan şampiyonlukta da böyle olmuştu. Dönüş yolunda ter içinde uyandığımda, olanların kabus olmasını dilemiş, ummuştum. Trabzonspor maçında kaçan şampiyonluğun ertesi sabahı gibi. Bu sabah da böyleydim. Daha maçın tekrarını izlemedim, gün içinde belki de yazımı yazarken izlemiş olacağım.
Kamp sırasında, Galatasaray maçı ve Young Boys deplasmanı sonrasında ve nihayet dün maçtan önce defalarca yazdığımı tekrarlayacağım aslında. Neyi yanlış yaptık? Esas sorun nerede?
Çok defa anlattım. Aykut Hoca’nın kafasında, muhtemelen Parreira’dan esinlendiği, klasik 4-4-2 gibi dizilip, orta saha oyuncularının hem dikine hem de yatay olarak iki yönlü oynayabildiği, çift forvetli bir kurgu var. Kurgunun temelinde de aynen Parreira’nınkinde olduğu gibi topa sahip olma, topa hükmetme var. Durup geri dönelim bir, Parreira’nın takımını nasıldı?
Rüştü
İlker . Uche . Hogh . Erol
Tayfun . Oğuz . Kemalettin . Tarık
Aykut . Bolic
Peki nasıl oynuyordu bu takım? Öncelikle defansta Uche ile Hogh efsanevi bir uyum sağlamıştı. Türkiye’de ilk kullanılan ön stoper/ön libero Kemalettin’in de bu ikilinin performansını çok arttırdığı ortadaydı. Bekler hücuma çıkıp geri dönebilen, orta sahanın dönerek oynamasından faydalanan bindiren, çizgiye inen ve iyi kesen hızlı adamlardı. Orta saha aslında 1+3 gibi diziliyordu, Kemalettin’in ortada bulunduğu ve defansif ağırlıklı oynadığı, Tayfun ve Tarık’ın kanat değişiklikleri yaptığı, Oğuz’un futbol hayatının daha önceki bölümlerini üstüne ekleyip oyunu iki yönlü oynadığı bir orta saha. Ve bu orta saha oyuncularının tamamının uzak mesafeli şutlar atabiliyor olması var. Ve forvette Atkinson ile Bolic gibi kendilerini çoktan kanıtlamış iki canavar. Farkındaysanız daha yedekleri saymadım ama daha önemlisi mevkisinde oynayan tüm oyuncuları esas işleri yapmaları. Yani sol bek sol bek, sağ bek sağ bek. Yedekleri sayayım mı? Peki buyrun, kalede Engin var, herhangi bir birinci lig takımında rahat rahat oynayabilecek kapasitede. Diğerlerini sayıyorum, bir sezon öncesinin gol kralı Bülent Uygun, en önemli maçları çevirmesini bilen Atkinson, Erol’un yokluğunda hazır kıta Halil İbrahim, forma giymeden taraftarın en sevdiği adam olan ve kendisine Rıdvan lakabı verilen Aygün, defansta hiç sırıtmadan yer alan ve oynadığı maçlarda başarılı performans gösteren Saffet, ve Serkan ve Feyyaz (evet Feyyaz Uçar), ve Emre (evet Emre Aşık), daha sonra Beşiktaş ve Galatasaray’da oynayan Ahmet Yıldırım, geleceğin yıldızı denilen Mustafa ve Ali Nail. Kadro müthiş değil mi? Ve sezon boyunca üç forvetin attığı toplam 41 gol, orta sahadan gelen 21 gol. Nostalji oldu biraz.
Şimdi bugüne dönüyoruz. Bir milyonuncu kez belirtiyorum, ayağındaki topu 5 metre uzağa gönderemeyen 5 stoper var defansta. Lugano, Bilica, Önder, Bekir, İlhan. Bunlardan en çok güvenebildiğimiz Lugano hala hazır değil ve bir de sakatlığı var. Milli takım arkadaşı Suarez, geçen haftadan sonra dün de attı golünü ve takımının tur atlamasını sağladı. Lugano yok. Beklere gidelim, Gökhan Gönül’ü herkesten ayırıyorum önce, göbekli Andre var diğer tarafta, sol bekte. Yedeği kim? Sanırım yok.
Neyse maça dönüyorum. Bilica-İlhan ikilisinin uyumsuzluğu, beceriksizliği topların Baroni-Emre ikilisine ulaşmasını engelledi klasik olarak. Aynı şekilde Bekir’in sağ bek diye yutturulması sonrasında yapamadıkları, Andre’nin bitikliği sonunda top bir türlü ne Dia, ne Stoch ne de Alex’e ulaştıramadık. Dolayısıyla Gökhan da boşa dönüp durdu. Stoch’un attığı pasa koşmayıp da el kol hareketi yapması en güzeli!! idi.
Aykut Kocaman ne yaptı? Sorunu, rakip kadar mücadele etmemeye bağladı. Yumuşak gördüğü Alex’i çıkararak, yerine Selçuk’u yerleştirdiği Emre’yi ileri sürdü. Rakiple aramızdaki teknik kapasite farkını olumlu yansıtmak için, onlar kadar mücadele edecek bir hale sokmayı düşündü. Evet doğru bir hamle denilebilir ama kağıt üstünde. Zira bu takım Alex’in şapkadan tavşan çıkarmasına alışık ama orada ne yaptığını bilmeyen birisinin varlığına değil. Emre ikinci yarı topla buluşamadı bile neredeyse. Tamam 10 kişi kalmak hesapların içinde yoktu, çok da etki etti gidişata. Ve her şeye rağmen, 90+1′de Semih’in aslında çok iyi yaptığı şeyi bir kez daha yapması yani golü atması gerçekleşseydi her şey farklı olacaktı bugün. Ama yarın play-off elemesinde ne yapacağımız belli olmayacaktı. Zira sorun forvette değil defansta aslında.
Belki şunu yapabilirdi Kocaman, Baroni’yi geri çekerek üçlü defansa dönebilir, Gökhan Gönül’ü sağ, Andre’nin yerine de Caner’i sokup sol kanatı güçlendirebilir, Alex’e dokunmadan 3-4-3 gibi siteme geçebilirdi.
Volkan
Bilica . Baroni . İlhan
Gökhan . Emre . Stoch . Caner
Dia . Alex . Gökhan
Bu kağıt üstünde bir şey elbette. Yazması konuşması hele bunları maçtan sonra dile getirmek çok kolay. Bir de bu takımın teknik direktörünün de oyuncularının büyük bölümünün de kısa bir süredir birlikte olduğunu düşünürsek bir ütopya. Oyuncu değiştirmeden sistem değiştirebilmek, bir takımı takım yapan özelliklerden birisidir. Daum’un ilk döneminde yaptığı bir şeydi bu. Zorlandığımız maçların özellikle son bölümlerinde bir çok kez üçlü savunmaya döndüğümüz olmuştu. Sürekli oynayan bir takım ve başlarında sürekli bulunan bir teknik direktörle mümkün yani, onu belirtmek istedim.
Maça döndük. Stoch’un akılsızca aldığı ikinci sarı kart umutları da yok etti. Dia’nın fiziki yetersizliği, Emre’nin ileriye sürülüp Baroni’nin yorulmasıyla Selçuk’un perişan hali. Bu durumlarda iki stoperin orta sahaya kadar fırlamaları. Allah’a şükür rakip çok yeterli değildi. Yoksa orta sahadan çıkartılacak sürpriz oyuncularla perişan edilebilirdik dün gece de.
Ne yapılacak? Alex’siz bir takım mı olacak? Evet olacak ama bu sezon değil. Geleceğe yatırım yapılacaksa Alex’i yavaş yavaş geri çekmek doğrudur. Kaldı ki bunu bu sezon yapmak doğru değildir. Bu sezon çok kısa oldu sanki, bundan sonraki maçlara bakabilecek miyiz acaba?
Dünkü maçın ve turun özeti şudur bence; bizden daha kötü bir takıma bizden daha iyi oldukları için yenilip elendik.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- ANTEP 1-3 FENERBAHÇE MAÇTAN ÇOK SONRA KISA KISA
- FENERBAHÇE – TRABZONSPOR MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE 0-1 YOUNG BOYS KISA KISA
- FENERBAHÇE – YOUNG BOYS
- YOUNG BOYS 2-2 FENERBAHÇE, MAÇIN ARDINDAN
- YOUNG BOYS 2-2 FENERBAHÇE
- BÜYÜK MAÇIN ARDINDAN
- HOŞ GELDİN GÖKHAN ÜNAL
- MAÇIN ÖZETİ
- KAYSERİSPOR 1-1 FENERBAHÇE
- GAZİANTEPSPOR-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE – SION MAÇ ÖNCESİ
- DİYARBAKIRSPOR – FENERBAHÇE
- BEŞİKTAŞ – FENERBAHÇE
- HAFTANIN ARDINDAN
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“FENERBAHÇE 0-1 YOUNG BOYS MAÇIN ARDINDAN” başlığına 9 yorum yapılmış
Gönderen: Sekhranikos, 05.08.2010
Parreira iyi güzelde, takımı şampiyonluğa oynatırda bu adam oynattığı futboldan dünyada memnun olan ömer üründül ve türevleri hariç futbolsever var mı? ki ustası sevilmezken çırağından imitasyonundan ne bekliyoruz! Aykut hoca olmak bu kadar kolaymı. 0 kariyer hatta – bir kariyer sırf topçu eskisi olman sebebi ile fenere gelmeye yeticek mi? Bu mudur büyük kulüp. Bu kulübü takım gibi oynatan veselinoviç dönemi dahil Daum idi. sevmezdim ayrı konu ama kulüp kişisel sevgilerle olacak iş değildir zaten! Ziconun başarısındaki alt yapı dahi Daumun idi! Şimdi başa ise o daumu kulübün yıllarını heba etme pahasına arkadan kuyusunu kazarak indiren Aykut yönetiyor. Basın toplantılarında samimi tavırlar sergile tamadır. Türkiyede adamlık her zaman kolaydır zaten!
Yanıtlayın
onore reply on August 5th, 2010 13:14:
Kuyusunu kazmak falan hoş tabirler değil, daum’u ben de tercih ederim ama çok yıprandığı gerçeğini unutmamak gerek. Fakat tekrarlayayım, arkadan kuyusunu kazmak falan hoş bir benzetme değil Aykut Kocaman için.
Yanıtlayın
Gönderen: Sekhranikos, 05.08.2010
Onorecim benzetme daumun imalı benzetmesi daha aykutun takımın başına geçeceği belli değilken daum röportajında yerimde gözü var yerime geçmeyi istiyor mealinde açıklamalar yapmış idi. O zaman Aykut beyin adamlığından ona bu işi konduramayanların şimdi sindirmesi rahatsız ediyor. Yoksa kuyu kazmak zaten hali hazırda kötü bir iştir ama görünüş nasıl?
Yanıtlayın
onore reply on August 6th, 2010 10:05:
@Sekhranikos, Sekhranikosçum
yorumu yapana söylüyorum ben de, hoş değil kuyu kazmak tabiri
Yanıtlayın
Gönderen: Puskas, 06.08.2010
Kuyusunu kazmak falan hoş tabirler değil ama bu takım geçen sene başarısızsa bu başarısızlıkta Daum’un payı ne kadarsa Aykut’un da payı o kadardır ama ne hikmetse biri cezalandırılıp gönderilirken biri takımın başına getirildi. Aykut Kocaman iyi bir insan, iyi bir futbolcu olabilir ama yetersiz bir hocadır hele Fenerbahçe için çok yetersizdir. Her eski efsane futbolcuyu kulüp sanki deneme tahtasıymış gibi takımın başına getirmek saçmalık.
Geldiği günden beri basın toplantılarında sürekli Alex’i taraftarın önüne atması da çok yanlış. Taraftarlar Alexciler ve Aykutçular olarak ikiye bölünmüş durumda. Takımda değişmesi gereken şeyler varsa ki sürekli bunları söylüyor 14 aydır takımın içinde 2 aydır tek başına takımın başında basettiği değişimi çoktan başlatmalıydı fazlasıyla geç kaldı.
Yanıtlayın
onore reply on August 6th, 2010 10:15:
@Puskas, Aykut ve Daum’u bu tip bir pozisyonda karşı karşıya getiren yönetim daha fazla suçludur bence. Dolayısıyla ne Daum’a ne Aykut’a değil, bu tip bir çekişme ortamını yaratan yönetime kızarım.
Diğer yandan Daum’un Aykut Kocaman’dan çok daha iyi bir teknik direktör olduğunu düşünüyorum evet. Aykut’un artısı Fenerbahçeli ve adam olmasıdır benim için. Kimlere tahammül etmedik kimler için ne zamanlar kaybettik, kaybediyoruz. Biraz da Aykut için kaybetsek ne olur diye düşünüyorum.
Aykut’un Alex’i taraftarın önüne atması diye bir durum yok bence. Geçen sezon, takım çalışmalara başlamışken, yeni bir teknik direktör gelmişten takımın başında olmayan bir kaptana tepki göstermesi gayet doğruydu Aykut Kocaman’ın. Bu sezon ise ben Alex’e karşı özel bir tutum içinde olduğunu düşünmüyorum. En azından sadece Alex’e karşı değil varsa tutumu. 5 yılda 1 şampiyonluk alınması gerçeği daha doğrusu 6 yılda 2 şampiyonluk alınması gerçeği ortada. İşin kötü tarafı kaybedilen 4 şampiyonluğun 2 tanesi bizim tarafımızdan rakibe altın tepsi için sunuldu. Aykut Kocaman bu takımın patronuysa ve bu konularda bir sorun tespit edip çözümü varsa desteklemeliyiz.
Sonuç olarak ne Aykut Kocaman ne de Alex de Souza ne de başka birisi Fenerbahçe’den önce gelir. Ancak diğer taraftan da Fenerbahçe sevgisinin artmasını, bağımızın güçlenmesini sağlayanlar da Aykut gibi Alex gibi adamlarken, bu ikisinin birbirine düşmesi ya da öyle gözükmesi Fenerbahçe’ye büyük zarar verebilir.
Ben taraftarımızın ne yazık ki ayarsız olduğunu düşünüyorum. Semih’i oynatmadığı için Daum’a küfür eden, Semih sahaya girip gol kaçırınca Semih’e küfür eden, birdenbire Daumcu, Semihçi, Aykutçu, Alexçi olan taraftarlar var. Birine olan kızgınlığımız yüzünden yapılan hataları görmez oluyor objektiflikten uzaklaşıyoruz. Dediğin gibi Alexçiler ve Aykutçular varsa ve varolacaklarsa zaten birlik için çok şansımız yok. Bu birliği sağlaması gereken mecranın da yönetim olduğunu düşünürsek ne kadar zor bir dönemde olduğumu ortada.
Yanıtlayın
Gönderen: Borkan, 06.08.2010
Sanirim yanlis hatirliyorsunuz, Feyyaz ve Atkinson Parreira’li takimda yoktu. Yanlis degilsem Tarik da yoktu. Atkinson, Okocha ile birlikte Lazorini zamaninda yaninda 1 sezon sonrasinda gelmisti. Ayrica Parreira sistemi asla tempolu bir sistem degildi,sadece bol pas yapilan bir sistemdi. Real Betis macini hic unutmam, Kadikoyde Erol aliyordu topu Hogh’e veriyordu, Hogh de Erol’a geri veriyordu. Sampiyon olduk o sene ama sifir zevk veren bir oyunla.
Yanıtlayın
onore reply on August 6th, 2010 13:55:
Yanıtlayın
Gönderen: Sekhranikos, 06.08.2010
Bu arada Alex denen adama selçuk muamelesi yapılmasıda tuhaf. Sonuçta alex ikili forvette ikinci forvet olarak haydi haydi oynar. yani 4-3-3 yapıp göbeğe koyduğunda elbet sırıtacaktır. Pres yapmaz vs ama appiah ve muadili adamlarla desteklenmiş bir orta sahada 4-3-3 göbeğinde dahi iş yapar gibime geliyor. Neden problem alexmiş gibi algılatılıyor onu anlamıyorum. taktik değişir ve alex bambaşka şekilde kullanılır. daha oyunvari olucak ama kendi mevkiinde 10 luk oynuyorsa farklı mevkilerde 8 lik oynar 9 luk oynar ama ölüsü bile christian gibi 3lük 4lük oynamaz:) Onun kapasitesinin altı bile pek çok oyuncumuzun efsane maçlarının üstündedir. -seviyorum ulen alexi:) elleşmeyin-
Yanıtlayın