HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
26.07.2010İki gündür gidilmeyen ofise rağmen bunaltıcı sıcaktan yorulmak, buna bir de form tutmak için koşuya bisiklete ağırlık verilmesi, kısaca pestilin çıkması. Gündüz yapılan alışveriş sonrasında pişirilien nefis bir napolitana soslu tortiglioni yanında haşlanmış kuşkonmazın zeytinyağlanıp sarımsakla sunulması. Yeni sezon formalarımızın sunumunu izledikten sonra, Lost’un nihayet son bölümünün de bitirilip azabın tamamlanması, ekrana ve birbirimize boş boş bakıp yatağa doğru ilerlemek. Cumartesi sabah erken kalkıp erken yarım saatlik bir bisiklet çalışması, hırs. Evden çıktıktan sonra Feneryolu eski meteorolojinin oralardan geçerken hayvan gibi bir tırın karşı yönden gelmesiyle geri geri kaçarken bir başka arabaya çarpmak, kaza. Çarpılan aracın içindeki hanımın ‘o kadar kornaya bastım’ demesine gülerek fark etsem neden durmayım’ yanıtım. Allah’a şükür arka tamponun yerinden biraz oynaması dışında bir sakatlık olmaması. Öğle saati gelmeden Dereağzı’nda soluğu almak. Cumartesinin verdiği sükunet, zorlanmadan yer bulmak, mutluluk. Minik kuşun dakika bir gol bir tırnağını vurmasıyla günün uğursuzluğuna olan inancımın artması. Pansuman, bugün havuza girmesin telkini sonrasında minik kuşun biraz burulması. Bari bir çimelim gazıyla havuza dalış. Sonrasında toparlanıp yola koyulma yeniden. Minik kuşun acıkan karnını bahane edip, Gaziantep lahmacuncusuna dalış. Abartılmadan doyurulan karın sonrası eve varış, klimayı keşfedenlere bir hayır duası, serinlik. Minik kuşu yıkadıktan sonra hazırlıklar. Kuşların Melis’in doğum gününe bırakılması. Oradan daha güneş sıcaklığını sürdürürken Caddebostan sahile inip, denize girip piknik yapanların arasında uzaylı gibi bir koşu. Kendi parkurumu aylar sonra tamamlayabilmenin mutluluğu, kaba etten soluyarak ve bol bol su içerek eve dönüş. Tekrar duş alıp televizyonun karşısına geçiş. Kuşların doğum günü faaliyetlerinin uzun sürmesi, elin ayağın kalkmayacak şekilde yorgunlukla koltuğa yapışmak, klimayı icad eden ne mübarek insandır. Cumartesi gece uzun uzun boş boş oturup, izleyen de bir şey bulamadıktan sonra yatış.
Pazar sabahın minik kuşun 7.45′te uyanışı. Benim uyanmaya direnip, kulağı kapatan kol şekline bürünmem. Uyanışın sonrasının yatağımızda muhabbete dönüşmesi sonrasında homurdanarak kuşları odadan püskürtmem. Herşeye rağmen en çok 9.00′a kadar yatakta kalabilmem. Minik kuşuma yaptığım sabah tostlarında o güne kadarki en güzel tostu, kelebek ve kalp şekillerinde yapıp bolca methiye almam. Yine erkenden yol alıp Dereağzı’na varış. Havuzu yapanlara dua ettikten sonra içeri dalıp nasıl olduysa boş bir yer bulup konuşlanmak. Minik kuşumun ayağına yapıştırdığım su geçirmez yara bandının kendi kendine yüzmeye çalışması. Yara bandı su geçirmiyor tamam da ıslakken de yapışmıyor iyi mi (:
Bol bol havuz bol bol dinlenmeyle geçen güne, yıllar sonra tekrar okumaya başladığım Barış Tut’un Kocaman Bir Adam kitabına dalış. Unutmadan hatırlatayım, bu kitabı okumanın ya da tekrar okumanın tam vaktidir. Kocaman’ı, düşündüklerini, benzer dönemi çok farklı bir kulüpteyken yaptıklarını, yapmaya çalıştıklarını anlamak için ideal.
Akşama kadar göz açıp kapayana kadar geçen zaman. Havuz sonrası eve varış, makarna isteğine karşı bu defa basilico soslu ve kereviz yapraklı bir mönü. Afiyetle yemek sonrasında minik kuşumun gözüne biraz daha girip, daha önce ulaştığım babacım mertebesini sağlamlaştırmam. Yemek sonrası biraz geyik, sonra minik kuşun yorgunluktan uyuyayazması, büyük yatakta yatma istediğini kabul. Televizyon geyikleri yorgunluğu buz gibi bir Efes’le atma ve yatak.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
Kategori: Hafta Sonu ve Fenerbahçe



......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...

