BÜYÜK MAÇIN ARDINDAN
22.07.2010
Değişik bir gelişme izleyince maç başka başka şeylerle ilgili sonuçlar çıkarabildik. Değişmeyen bir şey oldu o da galibiyetimiz. Dün söylediğim üzere bizim kazanmamız halinde verdiğim sözü yerine getiriyorum ve diyorum ki ‘Türkiye’de yenemeyince başka ülkede istediniz, bak yine yendik‘.
Ne sonuçlar çıktı dünkü maçtan? Öncelikle ne olursa olsun sarı kırmızı ve sarı lacivert iki takımı sahaya çıkarttığınızda beklenti çok yükseliyor. Hele ki bu olay, farklı bir dünya Türklerinin yaşadığı Almanya’da geçince enteresanlıklar oluyor.
Öncelikle hakeme değinelim. Bir çok kişinin nasıl olduysa beğendiği hakemi ben beğenmedim. Onda çokça, aşağıladığı bir ülkeye ve onun insanlarına ders verme isteği gördüm. Sanki siz medeniyet bilmezsiniz ama biz böyleyiz der gibi kararlar aldı. Makina gibiydi. Ben çok merak ediyorum bir Inter-Milan maçı yönetse ve tribünde yakılan meşaleler olsa soyunma odasına gidebilir miydi? Ya da maçın son 10 dakikasında bu defa Galatasaraylılar’ın yaktıkları ve hatta bu defa sahada görüş alanını iyice daraltan meşalelere rağmen neden bir ikinci mola vermedi oyuna? Selçuk’un ayağının çarpmasına madem çelme yorumu getiriyor bir hakem kendisine çelme takan bir oyuncuya sarı kart mı gösterir yoksa kırmızı kart mı, bunun yanıtı nedir? Mustafa Sarp’ın verilen kararlara gösterdiği abartılı tepkilere de kart çıkartmayan bu hakem. Dedim ya maçı geren o oldu.
Bu kırmızı kart sonrasında kendini ve rakibini tartmayı bırakıp yenilmemek üzere oynayan bir Fenerbahçe çıktı ortaya. Bu durum da aslında bir testti zira sahada 75 dakika 10 kişi olarak mücadele etmek zorunda kalan bir Fenerbahçe ne yapacaktı? Tek sorun rakibin Galatasaray olmasıydı aslında bir taraftan şans gibi gözükse de. Zira enteresan bir psikolojik durum gelişti Galatasaray’da. Hep yine mi? soruları ile oynuyorlar, eskiler de yeni gelenler de.
Aykut Hoca deyip başlamadan önce aklıma maçı sunan Cem Yılmaz geldi. Büyük dangalak Aykut Kocaman’dan asker arkadaşı gibi Aykut diye bahsetti durdu. Terbiyesize sormak gerek Fatih Terim’den Fatih, Mustafa Denizli’den Mustafa diye bahsedebiliyor mu acaba?
Devam edelim maç analizine. Aykut Hoca eksik kalmamıza rağmen oyun içinde bir değişiklik yapmayı tercih etti, o kadar hakkı ve yedek kulübesindeki futbolcular olmasına rağmen. Ne yaptı Aykut Hoca, Baroni’yi tek ön stoper olarak bıraktı Selçuk gidince. Saha içinde eksik kalma psikolojisiyle özellikle Stoch’un Andre’ye çok yardım etmesi de defansif açıdan bir bütünlük içinde olmamızı sağladı. Ancak daha önceki yazımda da belirttiğim gibi, stoperlerin yetersizlikleri nedeniyle tek ön stoper bizim için yeterli olmuyor. Galatasaray’ın özellikle ikinci yarıdaki tek kale oyununun nedeni iki stoperin ve hatta beklerin de aldıkları tüm topları ileriye şişirmeleriydi. Oysa ayağa oynayıp ön stoperi kullanmak gerekirdi topa hükmetmek için. Yapamadık. Zaten bu defansif kapasiteyle olmayacak bu iş.
İşin diğer kısmına gelemiyoruz zira işlemedi hiç. Ne Alex’i ne de Baroni’yi topla buluşturabildik. Baroni zaten buluştuğu belki de tek topta, soldan nefis bindiren Andre’ye şık bir pas çıkarttı. Andre fiziki olarak yeterli değil nitekim o deparı sonunda bitip topla doğru anda buluşamadı. Önce pozisyonunu kaybetti, sonra yorgunluktan düştü kalktı. Bereket karşısındaki rakibi de fiziki ve daha önemlisi kafa olarak o pozisyona hazır değildi. Andre, fizik özellikleri gibi kaybetmesinin mümkün olmadığı teknik özellikleriyle işi bitirdi. Kimse kaleciye laf etmesin, gerçekten yapabileceği bir şey yoktu.
Biraz Stoch’tan bahsetmek gerek. Ben çok olumlu gördüm. Hızlı, atik hepsinden önemlisi mücadeleyi bırakmıyor ve koşarken çabuk yön değiştiriyor. Dia gibi kısa bir oyuncu o da ama sorun yok. Bu sezon Emre, Dia, Alex, Stoch, Gökhan, Andre, Baroni gibi hem boyları kısa hem de Alex’i dışarıda tutarak kafa toplarında caydırıcı olmayan bir futbolcu grubuyla oynayacağız ama inanın kafa gollerimizde bir eksiklik olmayacak.
Bu kampta takım bazı işaretler verdi. Ama işaretlerin en önemlisi çok ciddi bir stoper sorunumuz olduğu. Bunu çözmeye çalıştıklarını düşünmüyorum zira yapılan ve yapılması konuşulan transferlerde bir stoper adı geçmiyor. Sezon zor olacak bu kesin. Hele zaten küstürülmüş taraftarın takımla ilk buluşmasının 5. haftadaki Beşiktaş maçı olduğunu düşünürseniz.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- BÜYÜK MAÇ MUHASEBESİ
- BÜYÜK MAÇ
- BÜYÜK MAÇ MUHASEBESİ
- BÜYÜK MAÇ
- BÜYÜK MAÇ
- BÜYÜK MAÇ
- FENERBAHÇE 0-1 YOUNG BOYS MAÇIN ARDINDAN
- YOUNG BOYS 2-2 FENERBAHÇE, MAÇIN ARDINDAN
- BÜYÜK MAÇ
- BÜYÜK MAÇ
- MAÇIN ÖZETİ
- BÜYÜK MAÇ
- HAFTANIN ARDINDAN
- KAPAK
- BÜYÜK YÜRÜYÜŞ
Kategori: Ezeli

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“BÜYÜK MAÇIN ARDINDAN” başlığına 2 yorum yapılmış
Gönderen: malumeller, 22.07.2010
saha kapama cezası 2 maçtan bi maça indirildi yazıoyodu bugün gazetelerde. manisa mçında sahadayız yeani:)
Yanıtlayın
Gönderen: Harun, 22.07.2010
özlemişim bu maçın ardından başlıklarını (:
Yanıtlayın