GALATASARAY-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
27.03.2010
Bir Büyük Maç daha geldi çattı. Düşman Kardeşler tavla oynasa yaşam durur Türkiye’de bu nedenle olayı küçümsemeye çalışanlara ağzımdan başka bir yerimle gülerek başlıyorum.
Bursaspor’un kaybettiği İBB maçı çok önemli. Aynı şekilde Beşiktaş’ın hem de 2-0 geriden gelerek kazandığı Eskişehirspor maçı da. Bu iki maç yarın maçın anlamını iyice önemli kıldı. Öncelikle beraberlik halinde her iki takım da Beşiktaş’ın gerisinde kalmış olacak. Kaybeden ise hem Beşiktaş’ın hem de kazananın gerisinde kalacak. Sonucun bu kadar önemli olduğu bir maçtan nasıl bir futbol beklenir ki?
Eksiklere bakalım bir de. Her iki takımın da önemli birer oyuncusunun oynamayacağı yalan haberleri sonrasında aslında yarın önemli bir eksik yok iki takımda da. Kewell tabi ki önemli ama uzun zamandır oynamadığı için değişiklik yok. Her iki teknik direktör de hem yarını hem de yarının sonrasını düşünecek. Özellikle Herr Daum’un önce gol yememeyi amaçlayan bir oyun kurgusu ortaya koyacağını düşünüyorum. Aşağıdaki kadro benim beklentim Herr Daum’dan;
Volkan
Gökhan . Lugano . Bilica . Andre
Selçuk . Emre
Mehmet . Alex . Vederson
Güiza
Baroni’nin sakatlığının sürmesine göredir bu beklentim. Oynarsa Selçuk yedek kulübesine gider. Baroni’nin oynamaması durumunda bir olasılık da Mehmet’in Emre’nin yanına kaydırılması ve Deivid’in ortanın sağına kayması. Antep maçında Mehmet’i orada denemesinden hafif bir şüphem oluştu. Fakat bu durum Herr Daum’un deplasmandaki sağlam orta saha mantığının dışına çıkabilir.
Düşman kardeş ise bence aşağıdaki şekilde dizilecek.
Franco
Sabri . Neil . Emre (Servet) . Hakan
Keita . Mehmet (Elano) . Mustafa . Caner
Arda
Jo
Ben Rijkkard’ın sahaya çok hücum oynayacak bir kadro süreceğini sanmamakla beraber, maçın başından itibaren skora erken ulaşmak için takımını baskılı oynatacağını sanıyorum.
Maç tamamen psikolojik bir hal alabilir başlangıçta. Fenerbahçe’nin Özhan Canaydın’ın vefatıyla ilgili bir pankartla çıkma olasılığı Galatasaray tribünlerinde bir sorun yaratabilir. Zira muhtemelen alkışlayanlar ve alkışlayanları kınayan onlara engel olmaya çalışanlar olur böyle bir durumda. Sonrasında gelecek olan saygı duruşuna kadar tribünler dalgalanır. Saygı duruşundaki duruş ki büyük bir sükunet içinde alkış olarak tamamlanacaktır bence sonrasında tribün ya kendine gelir ya da maçın başında takımlarının koyacağı baskıya desteği sağlayamaz.
Bu kadar önemli bir psikolojik başlangıç bekliyorum işte. Sonrası enteresan olacak. Maç her türlü skora açık olacaktır. Galatasaray gol attıkça iştahlanan bir takım biz de iyi oynadıkça kendine güveni artan topu ayağa iyi oynayan bir takımız. Alex’in kullanılma şekli çok etkili olacaktır. Mustafa ya da o pozisyonda oynayacak bir oyuncunun tatlı sert markajı Doktor’u oyundan kılay düşürür, devamlılığına sekte vurur, bakınız 2008/09 sezonu kupa eşleşmesi ilk ayak maçı Kadıköy’de 0-0. O maçta Mehmet Topal Alex’i paralize etmişti adam adam markajla.
Alex’in rahat oynama şekli de Güiza’nın yapacağı koşularla verimli olup olmayacak. Güiza’nın ikili mücadelelerde çabuk pes etmesi ve gol vuruşu standardı eksileri yanında, sürekli olarak dolaşması, stoperleri devamlı meşgul etmesi ve yalancı koşularla alan yaratması artıları var. Yarattığı karmaşada oluşan boş alanları Alex, Vederson, Emre ve hangisi oynarsa Mehmet veya Deivid’in doldurması, skora etki eder bizim açımızdan. Defansif olarak ise Galatasaray’ın makina gigi saldıran Keita-Sabri ikilisinin Andre-Vederson’la durdurmakta zorluk çekecek olması var. Ancak diğer taraftan Andre-Vederson ikilisinin, çıktıkları kadar geri dönemeyen bu ikiliye bizim ataklarımızda eziyet etme olasılıkları da var. Özellikle Vederson’un hızı ve Andre’nin top hakimiyeti Sabri’ye sıkıntı yaratabilir. Diğer taraftan da Keita’nın Oscar ödülü kazanmasına ramak kalan yalan hareketleri de Cüneyt Çakır gibi, eyyamcı bir hakeme bol bol alan yaratacaktır şov yapmak için. Hele bir de ön sol stoperin Emre olduğunu düşünürsek sıkıntı basar adama.
Bizim sağ kanadımızda Mehmet’in oynaması Gökhan’ı zor durumda bırakabilir zira Mehmet bazen kopup gidiyor maç içinde. Diğer yandan da kendisini gösterme isteğiyle Hakan-Caner ikilisini zorlar. Burada Arda devreye girerse, sayı olarak üstünlük yaratır düşman kardeş. Bu durumda da ön stoperlerden sağ taraftaki oyuncunun performansı önem kazanır bizim açımızdan.
Jo topla hızlı, topa hakim ve güçlü bir santrafor. Bilica veya Lugano’dan herhangi biriyle ciddi mücadele verebilir. Yılacağını sanmam. Bu durum da Çakır’a başka bir alan daha çıkarır.
Çakır Çakır dedim onu da anlatayım. Ev sahibi takıma gülücükler saçabilecek, zaten Fenerbahçe’ye ön yargılı, aslında bolca eyyamcı bir hakem. Günceli iyi takip ediyor. Güncel manşet ise Emre’nin asabiyeti, Bilica’nın dengesiz hareketleri, Lugano’nun sertliği, Keita’nın aldatmaya yönelik hareketleri. İsmi geçen 4 oyuncu, kart listesinde ön sıralarda olurlar muhtemelen. Çakır yarın akşam ya kasıp kırmızıya başvurmayacak, belki de önemli kırmızı kartlık pozisyonları sadece inadından atlayacak, ya da en son Ali Sami Yen macerasının ikinci bölümünü sahneye koyacak, bol bol sarı ve hatta kırmızı kartlar.
Erken Fenerbahçe golü çok şey değiştirmez. Ancak ikinciyi de bulursa enteresan olur maç. Erken Galatasaray golü bizi çok etkiler hele bir de ikinci olursa zor olur. Güiza’nın sahada 90 dakika kalması gerek zira rakip defansın gelmesini engelliyor bir şekilde, Semih öyle değil. Rakip ataklarda geri gelince rakip stoperlerin de gelmelerine yol açıyor. Bu nedenle sakatlık ve/veya kart sorunu olmazsa Güiza 90 dakika kalmalı sahada. Bir de Alex durumu var, son 2 Ali Sami Yen galibiyetimizde de Alex yoktu. Bunu Alex el freni fikrini desteklemek için söylemiyorum, bence büyük bir rastlantı. Ama diğer taraftan da yaşam totem üzerine kuruluyor böyle maçlardan önce, acaba kenarda mı oturtsak Doktor’u (:
Sonuç şöyle. Yarın akşam biz yenilirsek sezon Türkiye Kupası eksenine girer. Ligde umut azalır, ikincilik için de zorlanırız. Galatasaray yenilirse bizim gibi olmaz. Kupa kalmadığı için lige çok sarılırlar, bu da Bursaspor’un işini zorlaştırır (Bursaspor’la maçları var). Ben yine iyi oynayan kazansın ve iyi oynatan biz olalım diyorum. Gidenlere başarılar.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- ESKİŞEHİRSPOR-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- GALATASARAY – FENERBAHÇE, MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE – TRABZONSPOR MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE-GALATASARAY MAÇ ÖNCESİ
- KONYASPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- TRABZONSPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- PAOK – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE-BEŞİKTAŞ MAÇ ÖNCESİ
- GALATASARAY 0-1 FENERBAHÇE, MAÇ
- BEŞİKTAŞ – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- KAYSERİSPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE – GALATASARAY MAÇ ÖNCESİ
- GAZİANTEPSPOR-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- SHERIFF-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE SİVASSPOR MAÇ ÖNCESİ
Kategori: Ezeli

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“GALATASARAY-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ” başlığına bir yorum gelmiş
Gönderen: smr drgn, 28.03.2010
emre oynamıyor. bu da demektir ki emre’Nin yerine deniz barış oynayacak, biz de kanser olacağız.
Yanıtlayın