FENERBAHÇE 2-0 MANİSASPOR
25.03.2010
Maçtan daha çok maç öncesinde yaşananlar önemliydi, öyle kalacak nitekim. Belki de kendisine küfür edilen tek rakip stadyumda, zamanında 6-0 yenildiği maçta rakip golleri alkışladığı için örnek gösterilen Özhan Abi, cennete uğurlandıktan sonra aynı stadyumda bu defa biraz gözyaşıyla karışık, bitmesini hiç istemediğim, bir ömürlük 1 dakikalık bir saygı duruşuyla, alkışlar içinde anıldı. Ne bir çıt çıktı stadyumda ne de bir hareket oldu. Belki de İstiklal Marşı’nda yaşanmayan bir hareketsizlik vardı ayaklarda. O alkışlar kulaklarımdan gitmeyen alkışlar, arttı arttı arttı, Abdullah Yılmaz’ın düdük sesiyle kendimize getirecek bir odaklanmaya yol açtı. Ben ki bir gün öncesinde aynı stadyumda yıllar önce edilen küfürlerin özrünün dilenmesinin gerektiğini düşünen ben, yıllar sonra da orada bulunduğum için gururla anlatacağım bir saygı duruşuna hem şahit hem ortak oldum.
Maça gelince durmak gerekiyor. Hasan’a Yahu bu kadar sıkıcı maç mı olur dediğimde sanırım 20-25 dakika olmuştu ilk düdükten o yana. Ne bir pozisyon ne bir heyecan. Sanki cenazeye saygıdan, hareketsizlik sürüyordu. Takımın ileriye iten Emre’nin sakatlanıp çıkmasıyla ben Vederson’un girmesini umup, Özer’in orta sahaya alınacağını sanıyordum. Zira orada yaratıcı olarak oynayabilecek oyuncu oydu. Herr Daum ters kanadı düşündü, Deivid’i oyuna sürüp Mehmet’i Kayserispor’da alışık olduğu şekilde orta sahanın ortasına koydu. Tercih meselesiydi nitekim gol olasılığı Vederson’a oranla daha yüksek olan Deivid ilerleyen dakikalarda Herr Daum’u haklı çıkardı.

İdeal defansif dizilişimizin hemen önünde, Baroni’nin yerinde Selçuk ve vazgeçilmez Emre, onların hemen ön sağ ve solunda, her ikisi de kanat oyuncusu olmayan Özer ile Mehmet, ortalarında Alex ve forvette Güiza ile keçi boynuzu gibi bir oyun oynuyorduk. Manisa düşme derdinde, bu maçtan çok hafta sonu oynanacak lig maçını düşünür gibiydi, aman sakatlık ceza olmasın. Final umudu hiç yoktu sanki.
O sırada Orkun, nefis bir hata yapıp topu Güiza’nın önüne, Güiza da filelere bıraktı. Birden can geldi maça, akabinde Deivid’in kafa golüyle rahatlama da geldi. Skorun 2-0 olmasıyla da takıma güven geldi. Sezon başında ayağa tek paslarla oynayan keyif alan ve veren takımı hatırladı topçularımız. Fakat Herr Daum’un Deivid doğru hamlesi, Mehmet’in performansıyla birlikte bozulmuş oldu. Mehmet hem anlamsız top kayıpları yaptı hem de riskli faullerle korkuttu. Tabi oynadığı yerde doğru yere koşu yapamadığı pozisyonları da göz ardı etmemek gerek.
Defansı hemen geçtim ama bir aferin demekte fayda var. 4 maçtır gol yemiyorlar. Daha da önemlisi 4 maçtır neredeyse pozisyon vermiyorlar. Bilica’ya rağmen hem de. Bilica’nın da daha dikkatli oynadığını belirtmekte fayda var. En azından köşelere doğru gidip röveşata denemesinden vazgeçti. Ama özellikle Lugano’nun uzun toplarla oynama isteğine dikkat çekmek gerek. Defanstan top çıkartma işleminde çok zayıfız. İleride basan bir takım zor anlar yaşatacaktır.
Güiza ve Alex vasatın üstündeydiler. Alex’in defanstan ve de Selçuk-Mehmet ikilisinden beslenememesi nedeniyle sıkça geriye gelişi de dikkatten kaçmadı. Fakat bu tip durumlarda ileri uçla aradaki mesafe çoğaldı ve kontrol edeceğimiz alan iyice büyüdü. Selçuk demişken, tribünlerin bence fazla ve hatta gereksiz tepkisine rağmen elinden geleni yaptı. Top kaybettiği pozisyonda yuhalandı, ama kimse neden top almaya gelen oyuncunun olmadığını görmüyor anlamıyorum. Selçuk bu takımın günah keçisi, hata yapsa da yapmasa da yuhalanıyor ne yazık ki. Kendi oyuncusunu, çubukluyu yuhalayan adamlar!!! var ya, deliriyorum.
Bir şekilde maçı kazandık ve hatta turu da geçtik. Düşme potasındaki Manisaspor’un daha fazla asılacağını sanmıyorum rövanşa. Şimdi rakibe bakmak gerekiyor. Antalya mı Trabzon mu olacak? Antalya’nın bir sürpriz daha yapabileceğini sanmıyorum. Yaparsa da üçüncü sürpriz olmaz muhtemelen
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- FENERBAHÇE 1-1 MANİSASPOR MAÇTAN SONRA KISA KISA
- SUS MELİH
- ESKİŞEHİRSPOR-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- MANİSASPOR 1-3 FENERBAHÇE MAÇTAN SONRA KISA KISA
- MANİSASPOR MAÇLARI
- FENERBAHÇE – BEŞİKTAŞ
- FENERBAHÇE 4-2 MANİSASPOR MAÇTAN SONRA KISA KISA
- GENÇLERBİRLİĞİ 0-0 FENERBAHÇE
- MANİSASPOR 2-2 FENERBAHÇE
- BİR MANİSASPOR MAÇI ÖNCESİ
- FENERBAHÇE 3 DENİZLİSPOR KÜMEYE
- ESKİŞEHİRSPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE 2-1 MANİSASPOR
- FENERBAHÇE – MANİSASPOR – MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE – SION MAÇ ÖNCESİ
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“FENERBAHÇE 2-0 MANİSASPOR” başlığına 4 yorum yapılmış
Gönderen: Arkhe, 25.03.2010
Sanırım Topuz’dan şikayetçi olmayan bir tek ben varım.
Yanıtlayın
onore reply on March 25th, 2010 17:38:
Topuz ne yazık ki maliyetinin altında kaldı. Altında kalmak derken, ezildi demek istiyorum. Basit oynamak yerine her maçta sihirbazlık yapmaya çalışıyor. Oysa iki çalım atıp topu yanındakine verse daha çok göze batacak iyi yönde. O iki çalımı atıp dört adamın arasındaki arkadaşına Oğuz Çetin, Alex de Souza pası vermeye çalışıyor. Bunu kastettim. Bir de yerinde oynamama durumu var elbette. Herr Daum kanatta orta saha oyuncusu oynatmayı sever. Ancak Mehmet gibi Özer gibi oyuncular çizgiye inmek yerinde ter ayakla içeri katetmeyi seven yapıdalar. Ve her ikisi geldikleri takımların Alex’i oldukları için adaptasyonda sorunlar çıkıyor. Ben Mehmet’in de Özer’in de önünmüzdeki yıl çok daha fazla verimli olacaklarını düşünüyorum.
Yanıtlayın
Gönderen: Arkhe, 25.03.2010
Maliyetine hiç girmiyorum, biliyorum ki çıkamam.
Hem o paralar onun maliyeti değil, o paraların içinde ego tatmini de var.
Bir pozisyon oldu. Alex’e hafif kaldırdığı topu Manisa’lı Alex’den aldı. Topuz gitti aut çizgisinin orada Manisa’lıya pres yaptı. Manisa’lı topu ileri şişirince aynı deparla geriye koştu, oradaki adama basmaya başladı. Rakip topu kaybetti, Topuz tekrar öne koştu, ayağına gelen topa vurdu ama kötü vurdu.
Böyle şeyleri sık göremediğimiz için etkileniyorum belki de..
Yanıtlayın
onore reply on March 25th, 2010 18:09:
Çabasını takdir ediyorum elbette, takımda sürekli olmak için en azından sürekli bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Yanıtlayın