HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
22.03.2010
Yorgun argın eve dönüş yolunda gelen telefon, kuşumun akşama dostlar geliyor cümlesi. Sonra Söğütlüçeşme’de buluşma, diğer dostu evine bırakıp, evimize yönelme. Yolda canın mantı çekmesi, Baran’ı arayıp mantıya ne yanıt vereceğini öğrenme ve sonunda alınan 1 kilo nefis mantıyla eve varış. Nefis bir yemek sonrasında muhabbet, yorgunluğun azalması. Uykunun gelmesiyle evli evine köylü köyüne onore yatağına. Cumartesi mantıklı bir saatte uyanış, uzun zaman sonra ofise gitmeme, öğleye kadar pintilik sonrası tezyesinin de alınmasıyla kuşların sahile götürülmesi. Ancak bütün İstanbul’un sahile gelmiş olması, arabaya park yeri bulamama. Uzak bir mesafede bulunan otopark, kuşlarla buluşma, sohbet, muhabbet. Sonra eve varış. Maç kıyafetinin giyilmesi ve Mabed’e yolculuk.
Güiza’nın enfes golüyle kazanılan maç sonrası Caner’i evine bırakıp eve dönüş. Güiza’nın golünün tekrar tekrar izlenmesi sonrasında yeniden yatak. Pazar sabahı makul uyanış, sonra babaanneye gidiş için hazırlık. Diğer yandan mezunlar turnuvasının başlaması ve verilen kilolar sonrasında yeniden formama kavuşmam, dolayısıyla malzeme hazırlıkları. Kuşları anama bırakıp Lycée’me yöneliş. Pilavdan pilava görülen dostlarla muhabbet, önce ne güzel zayıflamışsın sonra yine alırsınız kupayı geyikleri. Başlayan ve feci farklı kazandığımız -rakip güçsüz- ve hatta tek golü de nefis bir kafayla kendi kalemize attığımız bir maç sonrası, makul muhabbet ve anama gidiş.
Yolda babamın çıkartığı arıza bildirimi. Gergin bir kavuşma. Ortaköy’de yine park yeri bulamama. Büyük şans eseri taşınan birinin kamyonetinin arkasına düşüp arabayı sokağa bırakma (: Biraz piyaz biraz kısır, bir kaç dilim börek sonrası gerginlikten kaçış. Yolda Zeynep’in tırnak yemediği ilk haftayı büyük bir motivasyonla kutlamak, istediği yapbozun alınması, minik bir manikür seti ve yanında içi koku yapmayacak alüminyum bir mataranın alınması. Eve varış, büyük kızımın Epru’yla gelişi, heyecanla izlenen Trabzonspor-Galatasaray maçı. Bol bol pozisyonlu, mücadele, heyecan, Sabri’nin kol böreği ve karttan yırtması, Keita’nın ayağının yanında patlayan su şişesinden gelen sularla yaralanması, sonra koç yumurtası tarifi, Caner’in kol böreği yardımıyla attığı gol, görmediği sarı kart ama bari golün verilmemesi. Sonra dakikalarca Boca-River maçının ikinci yarısının başlamasını bekleme yayına geçmeyen NTVSpor’a saydırma. Çok sonra maçın ertelendiği haberi, utanma. Biraz Crysis az Koreli katliamı, bilgisayarın kilitlenmesi ve yeniden yatak. Gece boyu, gündüz maçta yaralanan kolun acısı yanında tüm maçlarını kazanan Fenerbahçe’nin mutluluğu.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
- HAFTA SONU VE FENERBAHÇE
Kategori: Hafta Sonu ve Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...

