TRABZONSPOR 0-1 FENERBAHÇE
20.12.2009
Önce haftaya genel bakalım bir zira liderlik 4 gündür el değiştiriyor
Perşembe yatarken Kayserispor liderdi, cuma yatarken Bursaspor almıştı elinden koltuğu. Kayserispor cumartesi günü ayağına gelen fırsatı tepince, gece yatarken Galatasaray oturuyordu bu defa koltukta. Bu gece ve hatta 10 günlerce biz oturuyor olacağız koltukta. Kısmet sezonun son haftasına.
Gelelim maça. Bence ideal kadro idi sahaya çıkan. Nitekim yeni bir hava yakalamış Trabzonspor’u hem de evinde, her ne kadar son 7 sezonda 6 kez yenmiş olsak da, bir kez daha yenip gelmek önemliydi. Defans kurgusu iyiydi, neredeyse organize pozisyon vermedik. Maçın hemen başında stoperlerimizin gecikmiş fırlamalarıyla ofsayt gibi kalan Alanzihno’nun durumuna yardımcı da uyunca maçın başına yenik duruma düşmekten kurtulduk. Diğer yardımcı da her ne kadar gol olmasa da, Güiza’nın direkten dönen topuna kafayı vuran Alex’i de ofsayt olarak değerlendirerek önemli bir hataya imza attı.
İlk yarı boyunca Güiza’nın bir direkten dönen, bir karşı karşıya kalecinin kurtardığı, bir de boş kale yerine kale arkası tribündeki Trabzonsporlu seyircileri vurmaya çalıştığı 3 net gol pozisyonu yaşadık. Hadi, direkten dönen pozisyon değildi diyelim, iki net pozisyon artı bir de gollük şut. Beceriksizliğine çare olmayacak da şanssızlığına biraz çare bulsak İspanyol’un gol kralı olacak
İkinci yarıda nefis bir baskın golü attık. Dün Galatasaray’ın kurduğu şeytan üçgeniyle rakibi çaresiz bıraktığı kaliteli ayak golünü bugün de biz attık. Gökhan taçtan asiste asist yaptı, Alex kafayla asisti tamamladı, Güiza da golünü atıp diğer golcüye koştu. Bu gol kaliteli, akıllı futbolcu golü olarak geçecek kayıtlara.
Maçla ilgili olarak aklıma takılanlar;
* Bülent Yıldırım’ın, kramponunu değiştiren Mehmet’i ısrarla oyuna almaması…
* Gökhan Gönül’e tepki verdiği için gösterdiği aynı tepkiyi gösteren Gökhan Ünal ve Umut’a göstermediği sarı kartlar…
* Trabzonspor seyircisinin takım yenikken 61. dakikada yine sevince boğulması, şu ülkedeki trafik plakası sevgisinin dünyada örneği var mı?
* LigTv spikeri Melih Bilmemne’nin Aykut Kocaman’ın adını söyleyememesi ama sonradan fark edip özür dileyebilmesi…
* Maç öncesi NTVspor’da Loran Vayloyan’ın, Sadri Şener röportajında, başkanın NTV’ye lafı sokuveeeemesi…
Vayloyan : Başkanım kusura bakmayın beklettik.
Şener : Alıştık artık, bu NTV’de alışık olduğumuz bir tarz.
* Andre Santos’un top kayıpları, Bilica’nın riskli çalım ve müdahaleleri…
* Bir büyük maça daha çubuklu giymeden çıkmak…
Katkılarınızı bekliyorum.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- TRABZONSPOR 3-2 FENERBAHÇE
- TRABZONSPOR 3-2 FENERBAHÇE MAÇTAN SONRA KISA KISA
- TRABZONSPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE – TRABZONSPOR + BURSASPOR + ANTİNKUNTİNSPOR + ….
- FENERBAHÇE-BEŞİKTAŞ MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE 2-0 KAYSERİSPOR, KISA KISA
- FENERBAHÇE 3 DENİZLİSPOR KÜMEYE
- KAYSERİSPOR 1-1 FENERBAHÇE
- ANTEP 2-1 FENERBAHÇE
- SHERIFF-FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- BURSASPOR – FENERBAHÇE
- FENERBAHÇE 2-1 MANİSASPOR
- FENERBAHÇE – KOCAELİSPOR
- FENERBAHÇE-KAYSERİSPOR, MAÇ ÖNCESİ
- GAZİANTEPSPOR 1-0 FENERBAHÇE
Kategori: Fenerbahçe















......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...

Fenerbahçe'yi, İslam Çupi'yi, Alex'i, Lefter'i, Cihat Arman'ı, Zeki Rıza'yı, Halit'i, Rıdvan'ı, Kadıköy'ü, Takımı, Zico'yu, Daum'u, Veselinovic'i, Yeni besteleri, Deplasmanları, Real Madrid'i, Iron Maiden'i, Metallica'yı, Queen'i, Rock ve Heavy Metal'i
Hakemi aldatanları, kendini yere atanları, taraftarı kandıranları, formasını ıslatmayanları, rakibine kasıtlı zarar verenleri
“TRABZONSPOR 0-1 FENERBAHÇE” başlığına 6 yorum yapılmış
Gönderen: Blu, 20.12.2009
Song’un kasıtlı olarak Güiza’ya arkadan diziyle vurması var. Kartlık pozisyonu gözünün önünde vermedi adam.
Yanıtlayın
Gönderen: Cikozi, 21.12.2009
Mehmet Topuz,Özer ve Santos´un takima girmesiyle takim bayagi genclesti.Bu uzun vadede büyük avantaj takim icin.Daum´un Ugur Boral´i ikinci yari bile düsünmemesi sasirtti beni.Sheriff macinda fena degildi Ugur.Bir de yorumunda Gökhan´in kartindan bahsetmissin,haklisin ama Gökhan´in tepkisi cok anlamsiz maalesef bunlari cok yapmaya basladi biraz kendini kontrol etmeli.O kartla alakali Gökhan Ünal ve Umut olayina da aynen katiliyorum.
Yanıtlayın
onore reply on December 21st, 2009 0:40:
Gökhan’ın itirazın nedeninin haklı, itiraz ve itiraz şeklinin haksız olduğunu düşünüyorum ben de.
Yanıtlayın
Gönderen: HoAmca, 21.12.2009
nası koydu aykut karaman
Yanıtlayın
Gönderen: Harun, 21.12.2009
benim bu “rüya 11″ den beklediğim futbol bu değildi açıkcası..ayrıca uğur boralıda sahada görmek isterdim nitekim çıkıştaydı özerde sağda olsa daha bi iyi olurdu sanki..
uzatmaya gerek yok lideriz guiza bile engelleyemez bunu
Yanıtlayın
Gönderen: sinan (1000), 21.12.2009
Maçtan ziyade Daum analizi olacak ama…
)
Daum, takımın ilk 8 haftada limitlerini test edip kendince hesapladığı puan stoğunu elde ettikten sonra takımı serbest düşüşe bıraktığına inanıyorum.
Türk futbolunu ve futbolcusunu, yeşil sahanın ve masabaşı dinamikleri konusunda oldukça tecrübeli olan Herr Daum, hem takımın form grafiğini sürekli aynı seviyede tutmama/tutamama sonucu oluşabilecek zamansız ve hesapsız kayıpları bertaraf etti, hem de Türkiye’nin belki de dünyanın en talepkar seyircisinin gazını aldı, tabir-i caizse…
Biraz açmak gerekirse:
- Türk futbol takımlarında kadronun ilk 11-16 kişisi ile gerisi arasında genellikle kalite farkı oluyor. Bu da takımın form ve kalite seviyesini homojen olarak yukarıda tutmayı oldukça zor hale getiriyor ve zamansız düşüşler ile hesaplanmamış problemlerle karşı karşıya bırakabiliyor, Teknik Direktörü… Halbuki düşüş sizin öngördüğünüz zaman ve şekilde gerçekleştiğinde neyi/ne şekilde düzelteceğinizi planı da hazır olduğu varsayılabilir.
- Türkiye’deki genel yaklaşım, pozitif gelişim gösteren kişiyi/takımı “kurallara uygun veya değil” bir şekilde bozmak…
Sekiz hafta üstüste kazanan takım başarısını devam ettirmesi halinde saha içinde ve dışında bulunan tüm cepheleri daha da sıkılaştıracaktı.
- Kim ne derse desin Fenerbahçe taraftarının takımına, kulübüne olan aşırı düşkünlüğü ve sevgisi zaman zaman zarar da veriyor. İyi oynayanın daha iyi oynamasını beklemek, 3-0′lık galibiyetin neden 5-0 olmadığını sorgulamak, futbol maçlarında basket skorları beklemek bizim kötü alışkanlığımız (eh, bu kadar kusur kadı kızında da olur
İşte, “bence”, Herr Daum, geçmiş deneyimlerinde tüm bu faktörleri göz önüne alarak bir nevi şark kurnazlığı yaptı ve takımı serbest düşüşe bıraktı….
Ve bu ilk olmadığı gibi son da değil…
başka düşüşlere hazırlıklı olmalıyız.
Yanıtlayın