FENERBAHÇE 3-2 ANKARAGÜCÜ
12.12.2009
O forma için biz ölürüz, siz savaşın yeter diyor CK’nin pankartı. Bu defa Maraton Üst’ün tam ortasında. Altında ise Kasımpaşa maçında çok tepki gösterdiğim/gösterdiğimiz reklam pankartı yok. Yerine taraftarların yanında olduğunu hatırlatan bir bayrak var. Eleştiriden ders çıkarılmış.
Topla oynama oranımız 60-40 olmasına rağmen gayet ortadaki bir maç gibi başladı. Lugano’nun pas yüzdesini çok merak ediyorum. Bir topu doğru yere atamadı. Buna Bilica’yı da eklemek gerek tabi. Bugün ne yazık ki Gökhan da iyi değildi defansif anlamda. Bunların toplamından Volkan ve Carlos’un iyi oyunlarını çıkarınca da kalemizde 2 gol, bir çok pozisyon ve son dakikada girip girmediği belli olmayan bir kafa vuruşu çıktı ortaya. İlk golde Gökhan’ın ters kademede yavaş kalması ama daha önemlisi Bilica’nın ofsaytı bozması var. İkinci golden önce de Metin’in Bilica’ya faul yaparak onu oyundan düşürnesi, Gökhan’ın bu defa kademeye girmesi ancak müdahalede bulunamaması var.
Diğer tarafta Selçuk bugün Baroni’nin görevini yaptı, Baroni ise Emre’nin. Özer çok istekliydi ve Alex’le uyumu sayesinde sürekli ileri itti takımı. Güiza çok kötü değildi nitekim galibiyet golü de İspanyol’dan geldi. Mehmet’i de iyi oynayanların arasına yazalım bu arada.
Rakipte Vassel’in oyuna katkısı çok büyük oldu aynı şekilde Aydın ve Metin de. Elyasa’nın Özer’e arkadan yaptığı sert müdahale ile sarı kartı görmesi normalse aynı oyuncuya bir kez daha aynı hareketi yapınca ikinci sarı kartı görmemesi anormal. Ya da ikincisi doğru da ilki yanlış. Alex’in ikinci golünde top içeri girerken topa elle müdahale eden Hürriyet’in sarı kart görmesi de enteresan. Acaba kural ne diyor? Zira eğer gol olmayıp penaltı verilseydi kartın rengi kırmızı olacaktı.
İkinci golü yedikten sonra kendine gelen bir Fenerbahçe var. CK’nin pankartını okumuşlar sanki, savaşıyorlar pozisyon buluyorlar. Galibiyet için yüklenirken boşluk da veriyorlar defansta ama boşa değil bu defa.
Maçın son dakikasında bir karambol var. Özer’in çizgi üzerinden ya da kale içinden çıkarttığı bir top var. İlk yarıda Gökhan’ın çizgiden ortaladığı topu, tam 4 metre geriden avut diye kesen yardımcı hakemin bulunduğu kale. Pozisyonu Özer dahil, yardımcıdan daha iyi görebilecek kimse yok bence, o da yardımcı eğer yerindeyse. Ben gol olmadığını düşünüyorum görüntülere göre. Özer’in bir ayağının kale içinde olması, biraz yanıltıcı olsa da.
Maçtan diğer notlara gelince,
* Özer’in ikinci goldeki asisti nefis.
* İlk golden hemen sonra Alex’in Güiza’ya nefis bir asisti var. Kaleci erken çıkıyor ama Güiza’nın daha topu kaybetmeden üzülmeye başlaması çok komik ![]()
* İki takımın da ilk gollerinin pasının topukla gelmesi şık oldu.
* Elyasa’nın yıllardır yabancı oyuncu zannedilmesinin nedeni El Saka’dır.
* Migros tribünde yer alan Fenercell pankartında bu defa 110.000 Fenercelli olduğu bilgisi vardı. İki hafta önceki Kasımpaşa maçındaki rakam 95.000 idi. Ya rakamlardan biri yanlış ya da müthiş bir kampanya oldu, abone sayısında patlama oldu
Şimdi rahat bir hafta geçireceğiz. Sheriff maçını da kazanıp Trabzonspor deplasmanına rahat gitmeyi umuyorum. Ve tabi Trabzonspor’u da deplasmanda yenerek ilk yarıyı zirveden tamamlamayı.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- LILLE 2-1 FENERBAHÇE
- BURSASPOR 3-1 FENERBAHÇE
- FENERBAHÇE 3 DENİZLİSPOR KÜMEYE
- ANTALYASPOR 4-3 FENERBAHÇE
- TRABZONSPOR 0-1 FENERBAHÇE
- KAYSERİSPOR 1-1 FENERBAHÇE
- FENERBAHÇE 3-1 GALATASARAY MAÇ SONRASI
- FENERBAHÇE 3-0 GENÇLER
- SHERIFF 0-1 FENERBAHÇE
- FENERBAHÇE 3-0 SİVASSPOR
- FENERBAHÇE 2-0 BURSASPOR
- ANKARAGÜCÜ
- ANKARAGÜCÜ 0-1 FENERBAHÇE
- GAZİANTEPSPOR 1-0 FENERBAHÇE
- HAYATIM FENERBAHÇE
Kategori: Fenerbahçe













......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


Fenerbahçe'yi, İslam Çupi'yi, Alex'i, Lefter'i, Cihat Arman'ı, Zeki Rıza'yı, Halit'i, Rıdvan'ı, Kadıköy'ü, Takımı, Zico'yu, Daum'u, Veselinovic'i, Yeni besteleri, Deplasmanları, Real Madrid'i, Iron Maiden'i, Metallica'yı, Queen'i, Rock ve Heavy Metal'i
Hakemi aldatanları, kendini yere atanları, taraftarı kandıranları, formasını ıslatmayanları, rakibine kasıtlı zarar verenleri
“FENERBAHÇE 3-2 ANKARAGÜCÜ” başlığına 7 yorum yapılmış
Gönderen: Ahmet, 13.12.2009
Sevgili Onur güzel bir maç analizi olmuş teşekkür ederim.
Bende 1-2 ekleme yapayım analizine.
1- Mücadele beni tatmin etti. Haftalardır bu mücadeleyi istiyorduk zaten. Mücadele edince bir şekilde galibiyette geliyor.
2- Selçuk ve Baroni yan yana oynarsa eğer deplasmanda olmalıyız ve karşımızda da çok büyük bir rakip olmalı. Kendi sahamızda Ankaragücü ile oynarken aynı tarz yani defansif ağırlıklı iki ön liberoyla oynamak cidden çok büyük bir teknik direktör hatası. Daum’un bu hatası yüzüden bu maçta puan kaybedecek duruma geldik. Ancak bu kez şans bizden yanaydı. Tabi ki takım mücadele ettiği için bir nevi de şans çalışanın ve isteyenin yanında oluyor. Maçtan sonra Maraton’u izlememe rağmen ben keyifliyim izlediğim maçtan dolayı. Trabzon’a gidiyorsan kazanırız:)
Yanıtlayın
onore reply on December 13th, 2009 12:21:
Trabzon konusunda tahrik oluyorum ancak gitmem mümkün değil, kızımın doğum günü var hafta sonu.
Yanıtlayın
Gönderen: smr drgn, 14.12.2009
feridun niğdelioğlu ile ilgili bi yazı rica ediyorum sizden. kimdir? nedir? fenerbahçe’den nefret etme sebebi nedir? ve yaptığı haberlerin %80′inin yalan olmasına rağmen hala türkiye’nin büyük gazetelerinden birinde nasıl yazıyor? bu sorulara bi cevap rica ediyorum.
Yanıtlayın
onore reply on December 15th, 2009 20:34:
Feridun Niğdelioğlu’yla, tarzını beğenmiyor olsam da biraz muhabbetim oldu. Hayatta arkadaşım olmasını istemediğim, büyük konuşmamayım aynı ortamlarda bulunmayı tercih etmeyeceğim bir karakter. Beşiktaşlı olduğu söylenen, kendisi Fenerbahçeli olduğunu iddia ediyor ayrı konu bir kişidir.
Gerçek bir Fenerbahçeli’nin, Aziz Yıldırım’la ne kadar sorunu olursa olsun, yalan ya da bel altına vuran bu kadar iş yapacağını düşünmüyorum. Gerçek olayları yazmak mesleğinin icabıdır ama bu kadar yalan yazıp, yalanlanıp, yazdıklarının büyük çoğunlukla kanıtlayamaması da düşündürücü.
Ama ne bu ve bunun gibi gazetecilerin bağlı oldukları dernekler ne de çalıştıkları basın organları etik olarak çalışmıyor. O basın organlarının tek amaçları provokasyonlara dayalı haber yapıp ortalığı bulandırmak. Ve bunları yaparken para kazanıyorlar ben ona yanıyorum.
Yanıtlayın
Ahmet reply on December 16th, 2009 3:29:
Beşiktaşlı.Hikaye anlatmasın hiç. Bunu bile söyleyemeyecek kadar dürüstlükten yoksun.
Yanıtlayın
Gönderen: Harun, 14.12.2009
bu büyük düşüşümüzün sebebini gökhanın büyük düşüşüne bağlıyorum bu sezon bi türlü kendine gelemedi tıpkı arda gibi..bosna maçında büyü vardı diyollaaa
Yanıtlayın
Gönderen: Harun, 14.12.2009
yalnız maçla ilgilide şöyle birşey var ;
ilk golde topu kapan guiza
ikince golde asist(!) yapan guiza
üçüncü golü atan gene guiza
buradan guizanın yararlı bi oyuncu olduğu ortaya çıkarmı..bilemem..ama adamın kasti veya değil üç goldede payı var.
Yanıtlayın