HERŞEYE HERKESE RAĞMEN
18.11.2009
Yahu 100 yıl olmuş rekabet başlayalı. Kötü anılar kadar iyi anılar da var. İki kulübü büyüten, bugünlere getiren bu rekabet. Kötü niyetli sporcular da olmuş, yöneticiler de. Her iki kulübün taraftarları iyi de olmuş çok kötü de. Dönem dönem kötülük yapmak sıraya sokulmuş, intikam haline gelmiş, neredeyse kan davası olmuş. 100 yılı devirdiğimiz 2009′da her maç bir öncekinden daha büyük sorun haline geliyor. Herkes ama siz de şunu yapmıştınız diyor. İşin kötü tarafı bunu yapan sadece taraftarlar değil, yöneticiler de ne yazık ki işin içinde.
Buna birinin dur demesi gerekiyor. Fenerbahçe Spor Kulübü, Kadıköy’de oynana Büyük Maç sonrasında tespit ve teslim ettiği 8 kişiyle ilk oldu. Devamının gelmesi gerekiyor. Ama asıl Dur diyecek kişi de belli, biziz. Bu rekabete saygı duyanlar, rekabeti yaşayan ve yaşamak isteyenler.
Aynı evde farklı takımı tutan insanlar varken biz de sadece rakip takımın rengini görüp gözümüzü döndürmeden hareket etmeliyiz. Rakibi sevelim demiyorum. Maça birlikte gidelim de demiyorum. Hele hele yan yana oturma derdinde hiç değilim. Küfürü engellemenin de mümkün olmadığı en azından çok çok zor olduğunu bilecek kadar da gerçekçiyim. Tek isteğim var, altın yumurtlayan tavuğu kesmeyelim. Bu iki kulüp Türk sporunun bugünlere gelmesini sağlayan en önemli dinamikleri. Rakibe saygıyı elden bırakmadan, birbirimize muhtaç olduğumuzu unutmadan, gönül verdiğimiz renkleri sporcu ya da yönetici olarak temsil edenlerin bazen isteyen şeyler yapmasıyla gaza gelmeden rekabetin daha da kötüye gitmesine izin vermeyelim. Samimi olalım.
Mehmet Demirkol’un söylediği bir söz var, hain olmaktan korkma. Burada bahsettiği hain olmak değil elbette, hain ilan edilmekten bahsediyor. Hain ilan edilmekten korkmayalım, doğruyu söyleyen, yapmaya çalışanlar ayağa kaldıracak ezeli rekabeti. Saygıyı unutmadan.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- 29 EKİM 1923
- NE İŞ?
- VUR PENÇEYİ
- BEŞİKTAŞLILIK DURUŞU
- MELİH ŞENDİL
- SAHTEKARLIK VE BİR TEŞEKKÜR
- ADAY
- TEŞEKKÜRLER FENERBAHÇE
Kategori: Ezeli

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“HERŞEYE HERKESE RAĞMEN” başlığına bir yorum gelmiş
Gönderen: koray, 19.11.2009
1911 yılında Galatasarayın bir bek oyuncusu( Adnan Pirioğlu) ‘rakiplerine bilakis sert müdahalelerde bulunuyor’ gerekçesi ile o zamanki Unions Club (Kulüpler Birliği yada Federasyon diyebiliriz) tarafından ligden ihraç edilir.Bu kararaın taraflı olduğunu düşünen Galatasaray Kulübü itirazlarını sürdürür ve biraz da ileri gider fakat kendisini ligin dışında bulur.Fenerbahçe Spor Kulübü de kararın taraflı alındığına inanır,aynı şeyin kendilerinin de başına gelebileceğini düşünürler.En önemlisi rakip arkadaşlarının bir takım halinde futbol oynayamayacak olmalarını kabul edemezler ve Galatasaray’a destek kararı alırlar. İki kulüp birleşme protokolü imzalar ve ligde birlikte mücadele etmeye karar alırlar.Böylece Galatasaraylı futbolcu arkadaşlarının da da bir forma altında mücadele edebilmelerini sağlayacaklardı.
Bu keskin karar ve işbirliği Unions Club’a kararını geri aldırır ve Galatasaraylı futbolcular kendi formaları ile mücadele etme hakkını , bek Adnan da katı futbolunu oynama hakkını geri kazanırlar.(26 Ağustos 1912 günü Fenerbahçe Kulübü Başkanı Galip (Kulaksızoğlu) Bey ile Galatasaray’ın kurucu başkanı Ali Sami (Yen) Bey’in imzaları ile oluşan bu protokolün orijinali Galatasaray Kulübü Müzesi’nde bulunmaktadır.)
Bu özel olay ,100 yıllık rekabetin sayfalarında özel yerini alır…. Onorenin dediği gibi… 100 yılda kötü niyetliler de olmuş, iyi niyetliler de..çıkar peşinde olan yöneticiler de olmuş, samimiler de…. Ama derby 100 yıldır var olmuş…ve bu derbyi saygıyla büyütmek şart olmuş…
Yanıtlayın