ÖMRÜM SENİ SEVMEKLE NİHAYET BULACAK

DİYARBAKIRSPOR 1-3 FENERBAHÇE

24.08.2009

diyardep00

Enteresan bir maç sonunda 3-1 kazanıp geri dönüyoruz. Akıllarda kalan maçın gerginliği, hakemin basiretsizliği, Kazım’ın mermisi ve en güzeli ilk golümüz. Elano’nun güzel golünde kendinden geçen Şansal Büyüka’nın bu golle ilgili yorumunu bekliyorum merakla. Bir de Kazım’ın füzesinin hızını.

Beklediğim kadro çıktı. Yok ben bildim havasında değilim, hemen bütün medya organları üç aşağı beş yukarı kadroyu yazmışlardı. Diyarbakırspor şok bir presle başladı ve çok iyi kapattı ileri gidiş yollarımızı. Bu dakikalarda hatlarımız resmen koptu. İlk dakikalarda Güiza, Kazım ve Semih neredeyse sahada yoklardı.

Çok ani bir baskınla iki pasta Volkan’la karşı karşıya kaldı Diyarbakırspor forveti. Rakibinin arkasında kalıp rakibini ofsayta düşüremeyen, geride kalan yetişemeyen bir stoper, üstüne üstlük bir anlamsız bir darbeyle golü yediriyor. Bilica çok ama çok sırıtıyor.

diyardep02

Sonra tribünlerin sahaya müdahalesi, çirkinlikler, sahada yaşanan anlamsız sertlik yine Emre’nin üzerine oynamalar, sahaya atılan yabancı maddeleri hakeme teslim eden futbolculara tepki, hakemin onları saha kenarına geri atması. Tam rezalet.

Ve sonra, daha Sion maçındaki golün tadı damağımızdayken, Rıdvan’ın söylediği üzere muhtemelen bu sezon atılmış atılacak en güzel üç golünden birisini izledik. Bu nasıl bir atak bu nasıl bir iştah? Maçtan önce belirttiğim gibi kanatların etkisi olacaktı maçın kazanılmasında. Nitekim Carlos’tan başlayan Gökhan’ın golüyle tamamlanan nefis bir tek pas resitalini izledik. Bu gol galibiyetten çok daha değerli. Hele golün çizgiden golü çıkartan Gökhan’dan gelmesi. Nefis nefis.

Maç öncesinde sölediğim gibi Bilica-Lugano ideal ikili değil. Birbirlerini tamamlamadıkları gibi, toplamları da yeterli bir rakam çıkartmıyor. Yetersizler. Orasının en ideali şu anda Önder Lugano gibi duruyor. Eldekilere bakarak. Deniz’in iyileşmesi de bir alternatifi tekrar tartışmaya açar. Bugün iki hızlı forvet neredeyse perişan ediyordu defansı. Araya atılan toplar tehlikeli.

diyardep03

İkinci yarıya bakıyorum. Baroni gayet başarılı, Emre’nin performansını arttırmaya devam ediyor. Sonra tribünler yeniden müdahale ediyor sahaya. Cezasını da Kazım kesiyor resmen, golün kahramanı Emre.  Sonrasında kontrollü bir oyun. Emre’nin kırmızı kart riskine karşı kenara alınması. Nihayetinde Semih’e yapılan penaltı ile skoru 3-1 taşımamız. Aslında kalan dakikalarda 4-5 olabilecek bir maçı, biraz da rahatlıktan bu şekilde bitirdik. Neyse şimdilik devam edelim.

Galatasaray’ın çok attığı doğru ancak biz iki deplasman oynarken onların iki iç saha oynadığını bir kenara yazalım. Diğer tarafa da bizim tek iç saha maçımızı, geçen sezonun lig ikincisiyle oynadığımızı da not edelim. Ama en önemlisi şu, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın atacağı toplam gol sayısını 160′tan az olmayacak. Çok gol atılacak Boğazın Düşman Kardeşleri’nin maçlarında. Bahisçiler için 2,5 gol üstü garantisi olacak yani.

diyardep01

Şimdi gelelim hakem durumuna. Bu hakemin geleceğini gören var mı acaba? Geleceğini görmek derken, hakemlik süresi uzun olur mu olmaz mı demek istiyorum. Atılan bu kadar tekmeye fauller vermeyen, anlamsız itirazlara susan anlamsızlara kart gösteren, sahaya atılan onca yabancı maddeye rağmen bu kadar vurdumduymaz kalan bir hakemin futbolumuza ne katkısı olacak? Atın çöpe gitsin.

Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:

  1. SİVASSPOR 2-0 FENERBAHÇE, MAÇTAN ÇOK SONRA ÇOK DA KISA
  2. VGSTT 0-3 FENERBAHÇE
  3. FENERBAHÇE 1-0 ANTEP
  4. FENERBAHÇE 2-0 KASIMPAŞA MAÇTAN SONRA KISA KISA
  5. DEPLASMAN GALİBİYETİ FORMÜLÜ
  6. FENERBAHÇE 2-0 KAYSERİSPOR, KISA KISA
  7. VER VER
  8. FENERBAHCE 1-0 ANTALYASPOR
  9. MANİSASPOR 2-2 FENERBAHÇE
  10. FENERBAHÇE 3-0 BURSASPOR
  11. FENERBAHÇE 3 DENİZLİSPOR KÜMEYE
  12. ANTEP 2-1 FENERBAHÇE
  13. FENERBAHÇE 1-2 TWENTE
  14. DİYARBAKIRSPOR – FENERBAHÇE
  15. FENERBAHÇE 4-1 DENİZLİSPOR
Yazar: onore,
Kategori: Fenerbahçe
  1. “DİYARBAKIRSPOR 1-3 FENERBAHÇE” başlığına bir yorum gelmiş

  2. Gönderen: sinan (1000), 25.08.2009

    Ben sahaya girip, tüm sahayı depar halinde geçip (bu arada diğer kale arkasından verilen görüntülerde sanki darbe yemiş bir salınımı vardı koşanın) kendini Fenerbahçe kalesine yuvarlayan arkadaşın “ben topum” mu demek istediğini merak ediyorum. Diyarbakır’da adet bu mudur? :)

    Yanıtlayın

Yorumunuz