YAPTIKLARI VE YAPAMADIKLARIYLA DAUM – 2. BÖLÜM
07.06.2009
Yazı dizisine devam ediyorum. İlk bölüm için tıklayınız
İlk yılın şampiyonluğu camiayı öyle böyle birbirine bağlamaz. Taraftar, takımlar, yöneticiler tek yürek olmuştur. Yeni sezon umutla doludur. Geçen sezon mücadele edemediğimiz Avrupa Kupaları’na, Şampiyonlar Ligi’nde gruplara doğrudan katılarak girer Fenerbahçe. Alacağı 9 puana rağmen gruptan çıkamaz, çürük elma Sparta Prag nedeniyle UEFA’ya devam edilir.
Ancak performans değerlendirmesi öncesinde sezona nasıl başlandığından bahsedelim. Takımdaki eksiklikleri ve kafasına yatmayanları düzeltecektir Daum. Performansıyla Fenerbahçe’nin, ligin tüm istatistiklerini altüst edecek olan Alex gelir hepsinden önce. Büyük transferdir. Alex’in yanına Rüştü Barcelona’dan geri gelir. Sol kanat sorununu çözmek için ayrılan Petkov’un yerine Fabiano, Gençlerbirliği’nden Deniz, Belçika’dan Önder, devre arasında Anelka da transfer edilir. Geçen yazımda da bahsettiğim sorunlulardan Fatih de bu sezon gönderilecektir. Sezon başında Aurelio’yu istemediğiyle ilgili haberler yapılır. Ancak sezon Aurelio’nun tavan yapacağı bir sezon olacaktır.
Fabiano’dan istenen performans sağlanamayınca bu bölgeye Ümit geçer. Bir çok kişinin şaşı olduğu iddiası bazılarının sol kanattan sağ ayakla orta yapması gibi anlamsız nedenlerle eleştirdiği Ümit, sol bekte Türkiye’nin en iyi performansını sergileyecektir bu sezon ve izleyecek bir Daum’lu bir Zico’lu sezonda.
Takımdan ayrılan Rebrov ve Tomas’tır. Tomas’ın gidişini eleştirenler olmuştur ancak kimse şu noktaya dikkat etmez; Tomas bir sezon öncesinde takımda hücuma katkısı olmayan tek oyuncudur. Kalecileri saymıyorum. Oysa ekürisi Luciano, stoper haliyle 4 gol atmıştır ligde. Bir yabancı hakkını stoperde kullanmak yerine, Önder ve Servet gibi iki önemli Türk stoperden yararlanır Daum. Gerçi Önder’den daha çok sağ bek mevkisinde yararlanmıştır ya. Bu arada defans dörtlüsü Ümit 2, Luciano 4, Servet 3 ve Önder takımın ligdeki 77 golünün 10′una imza atarlar. Bunu Daum’un her hücresiyle gol arayan bir takım yaratma isteiğini belirtmek için detaylandırıyorum.
Sezon Galatasaray’ın 100. yılıdır, şampiyonluk daha anlamlı olacaktır. Ayrıca 30 yılın üzerinde bir süredir üst üste iki kez şampiyon olamamıştır Fenerbahçe. Türkiye Kupası’nı saymıyorum, sanırım o zamanlar dah 1352 yıl falan olmuştur son kupayı aldığımızdan beri. Nitekim finalde Galatasaray karşısında alınan 5-1′lik yenilgi sezonun UEFA Kupası başarısızlığıyla birlikte iki lekesinden birisidir.
Şampiyonluğa rahat ulaşır Fenerbahçe. Hem de 100. yılını kutlayan ezeli rakibi yendiği maçta ilan eder. Ligi Trabzonspor’un önünde, bir yıl öndekinden 4 puan fazla alarak şampiyon olarak tamamlamıştır. Ayrıca en çok kazanan, en çok gol atan en az gol yiyen, dolayısıyla en iyi averajlı takımıdır ligin. Kısacası her şey iyi gitmektedir.
Bu sezonu Fenerbahçe’nin Daum futbolunu iyice benimsediği sezon olarak yazmalıyız tarihe. Mücadeleci, son ana kadar umutsuzluğa kapılmayan, duran top ustası, eksik kaldığında bile birşeyler yapan, taraflı tarafsız izleyenlere son dakikalarda bastırır atar golü dedirten bir Fenerbahçe’dir. Bazıları yine beğenmez ayrı konudur, neden duran toptan atar ki golleri Fener? Ayıp değil midir neredeyse
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- KURUNUN YANINDAKİ YAŞ
- ESKİŞEHİRSPOR – FENERBAHÇE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE – SION MAÇ ÖNCESİ
- BIRAKTIĞI YERDEN BAŞLAMAK
- ŞOV YAPAN DEĞİL SAVAŞAN
- TEŞEKKÜRLER YASİN
- DAUM YİNE BAŞARILI OLUR
- YAPTIKLARI VE YAPAMADIKLARIYLA DAUM – 1. BÖLÜM
- DAUM
- BİRİSİ GERİ GELSE
- DAUM MU ZICO MU?
- GİDEN KALAN
- DEDİ DEMEDİ
- HİÇ Mİ ANLATAN YOK?
- PIERRE VAN HOOIJDONK
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...

