ÖMRÜM SENİ SEVMEKLE NİHAYET BULACAK

SEVGİLİ

11.02.2009

1987/88 sezonu. Sezon başında Rıdvan, Galatasaray’ın elinden alınmış, Pesic’li, Şenol’lu, Kayhan’lı kadro Ankaragücü’den Durmuş, Altay’dan Erdi, Sakaryaspor’dan Nezihi ile güçlendirilmiş. İki sezondur kazanılamayan şampiyonluk, yine hedef.

Takımın başında hafızam yanıltmıyorsa Yılmaz Yücetürk var. Çok iddialı. TSYD Kupası’na 3-2′lik Galatasaray yenilgisiyle başlıyoruz ama cidden iyi oynuyor takım ayağa tek paslar falan. Sonra Beşiktaş’ı 1-0 yeniyoruz Erdi’nin golüyle. Derken lig başlıyor. Kötü başlıyoruz sezona. Lige Eskişehirspor’dan Kadıköy’de 4 tane yiyerek başlıyoruz. Yücetürk gidiyor tabi, duramıyor. Yahu Rıdvan da var takımda ama işler iyi gitmiyor.

Hangi maç hatırlamıyorum ama yine yenilmişiz, taraftar küsmüş takıma. Hafta sonu İnönü’de Sarıyer’le oynayacağız. O zamanlar Ortaköy’de oturuyoruz. Lisedeyim param yok maça gidecek. Maç İnönü’de, beleştepeden seyrederim diye çıkıyorum yollara. Tribünler tıklım tıklım dolu ama ne bir bayrak ne bir pankart var. Tezahürat da yapılmıyor. Hafta boyu gazetelerde çıkan boykot haberleri doğru. Yine de dolu tribünlerde yardan  geçememişiz yine. Sesizce izliyoruz maçı.

Yine kötü oynuyor takım. İlk yarı berabere tamamlanıyor. Takımlar soyunma odasına gidiyorlar. Beleştepenin menzilinde, ilk yarıda akın ettiğimiz deniz tarafındaki kale yok. Forvet ne yapıyor göremiyorum ilk yarıda.

İkinci yarı başlıyor sonra. Fenerbahçe kıpırdamaya başlıyor. Rıdvan, Rıdvan gibi oynamaya başlıyor. Pesic maestro gibi yönetiyor takımı. Erdi, yeni Cemil Turan dedikleri Erdi de oynamaya karar vermiş. Takım dalga dalga gelmeye başlıyor beleştepe tarafındaki Sarıyer kalesine doğru. Takım oynadıkça tribündekiler hareketlenmeye başlıyor. Fener sevgisi işte, duramıyor ki yürekte. Takım coşuyor taraftar coşuyor. Takım oynuyor bayraklar çıkmaya başlıyor tribünlerde. Sonra maçın Fenerbahçe maçı olduğunu anlatıyoruz etrafa, tıklım tıklım dolu tribünler renklerini belli ediyor, yer sarı gök lacivert. Pesic mükemmel bir gol atıyor sıfıra inip açısının neredeyse imkansız olduğu bir yerden. Sonra bir de Erdi atıyor Rıdvan’ın pasıyla.

Son 15 dakikalarda kapılar açılırdı eskiden. Beleştepe’den akıyoruz eski açık tribüne, zaten tıklım tıklım, aralardan kayıp önlere gitmeye çalışıyorum. Sonra 2-0 bitiyor maç. Maçın başında yara küskün susanlar, aşklarının ağır basmasıyla, bağırlarına basıyor sevgiliyi. Fenerbahçeli’nin çubuklu sevdasını haykırıyor herkese. Fenerbahçe büyüklüğünün ne şampiyonluk ne de kupa büyüklüğü olmadığını.

Sevgili deyince birden geldi gece gece aklıma. Bu cumartesi 14 Şubat, Sevgililer Günü. Fenerbahçe’miz de Hacettepe ile oynayacak. Zor maç olacak, prostestolar bekleniyor. Basının en çok iş yapacağı günler zira Fener kötü gidiyor. Ama bizim Fenerbahçeli olduğumuzu kanıtlayacağımız bir gün 14 Şubat. Kişilere değil formaya, kişilere değil armaya olan sevgimizi anlatacağımız gün.

Sevgililer Günü’nde sevgilimizin yanında olmayı unutmayalım dostlar. Bize her zamankinden daha çok ihtiyacı var formanın, armanın.

Not : Fotoğraf Ortaga Arşivi’ndendir.

Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:

  1. SEVGİLİ SERDAR AZİZ
  2. EFSANE
  3. BAŞLIYORUZ
  4. ŞOV YAPAN DEĞİL SAVAŞAN
  5. SEVDA – TEKRAR (tam zamanıdır)
  6. SEVDA
  7. SEVGİLİ
  8. RIDVAN DİLMEN
  9. YANİ BASININ İSTEDİĞİ OLMADI
  10. FENERBAHÇE – DYNAMO KYIV
  11. TARAFTAR
  12. HEM PENALTI HEM GOL
  13. ŞAMPİYON FENER EN BÜYÜK FENER
  14. CAN ARAT
  15. JOHNSON ATTI 3 OLDU
Yazar: onore,
Kategori: Fenerbahçe, Sevda
  1. “SEVGİLİ” başlığına 3 yorum yapılmış

  2. Gönderen: defansın sigortası, 11.02.2009

    yazı çok hoş gerçekten ama formanın bu saf temiz hali çok güzel.. ne reklam var ne marka amblemi

    Yanıtlayın

  3. Gönderen: sinan, 11.02.2009

    bu sene bir Galatasaray Fenerbahçe maçı hatırlarım…
    Ali Samiyen’de… Hıncal’ın “tarihi fark olur” dediği zamandır… Maç ya 0-0 yada 1-1 bittiydi yanılmıyorsam… Ama muazzam oynamış, Galatasaray’ı elimizden kaçırmıştık… Pazartesi okula gittiğimizde Sedat Altan tehdit etmişti “tek laf edersen karışmam” diye…. sadece sırıtmıştım ama yetmişti… :)

    Yanıtlayın

  4. Gönderen: Yahya BAĞ, 11.02.2009

    Bu sevda bitmez gönüllerde…

    Benim kızdığım, çıldırdığım konu şu;
    Yapacakken, yapabilecekken, yapamamak…
    Bile bile lades olmak. Rakibimiz bile (Tranbzon Spor) ertelenen 1. yarı maçına Fenerbahçe’nin yeni transferlerle güçleneceğini, bunun adaletsizlik olduğunu düşünerek TFF’ye itirazda bulunuyor. Ali KOç çıkıyor transfer yapıacak deniyor… Yok yok…

    Ligin başında Şampiyonlar Ligi, Süper Lig, Fortis Türkiye kupası hedefi koyuyorsun ama tek forvetle start veriyorsun… (Guziza ve Yedek Semih)

    10 yıllık yönetim boyunca çok saçma şampiyonluklar kaybettik ama bu sene ki içlerinde en saçma olanı, en bile bile olanı…(İnşallah olmaz)

    Yanıtlayın

Yorumunuz