RIDVAN DİLMEN
05.12.2008
Hiç tutamıyorlardı. Ben şanslıyım, çıplak gözle seyrettim. Birdenbire nasıl hızlandığını, o hızla nasıl aniden durduğunu, dururken kendisini savunan rakibi düşürdüğü durumları gördüm. Şanslıyım dedim ya. Saçlarının rüzgarla mı yoksa hızından mı dalgalandığını anlayamadım hiç. İdoldü, efsaneydi. Hiç tutamıyorlardı gerçekten. Galatasaray’a imza attıktan sonra giyince Fenerbahçe formasını yüreğim rahatlamıştı. Ama kötü bir sezonda gelmişti Fenerbahçe’ye. Pesic’le çok iyi anlaşıyordu, Erdi’yle de. Ama dedim ya sezon da takım iyi değildi.
Sonra Oğuz geldi, Aykut geldi. Orta sahaya bitmek bilmez enerisiyle Turhan, defansa yüreğiyle Nezihi geldi. Kaleye de yakışan Toni gelmişti. Rıdvan, Sarıyer’de telepatik anlaştığı Celebic’in beş gömlek üstü Oğuz’la oynamaya başladı. Oğuz gözleri kapalı buluyordu Rıdvan’ı. Rıdvan da kendi atmış gibi alıyordu pasları önüne. Hiç tutamıyorlardı Rıdvan’ı, yakalayamıyorlardı.
103 gollü şampiyonluk sezonunda, 6. haftada Galatasaray’la Kadıköy’de oynuyorduk. Maça gidememiş, liseli arkadaşlarla, 2 Fenerli, 5-6 Galatasaraylı birlikte seyrediyorduk maçı. Galatasaraylılar’ın imza attıktan sonra Fener’e kaçan Rıdvan’ı hiç mi hiç sevmiyorlardı. Oğuz nefis bir ara pasıyla kaçırdı Rıdvan’ı. O da Büyük Savaş’ın belinden su alıp, topu Simovic’in üstünden astı kaleye. 1-0 bitmişti maç ama bir gol pozisyonu bile yoktu Galatasaray’ın. Farkı Simovic engellemişti. Hiç tutamıyorlardı Rıdvan’ı, yakalayamıyorlardı.

Ertesi yıl, şampiyon Fenerbahçe Trabzonspor’a deplasmana gitmişti. O güne kadar yakalayamadıkları Rıdvan’ı Yesic yakaladı. Arkadan haince bir faulle sakatladı. Aylarca top oynayamad Rıdvan. Fenerbahçe’deki en verimli, en formda zamanında kopuverdi futboldan. Sonra iyileşti geri döndü. Ancak, futbol aşkındandır, tam iyileşmeden, çok özlediği için geri dönermiş meğer. Yine sakatlandı, yine geri döndü. Yine sakatlandı yine geri döndü. Her dönüşünde kendisinden birşeyler eksiliyordu. Gitti geldi gitti geldi ve bitti. Son sezonunda Tanju’yla birlikte kadro dışı kalma üzüntüsünü de yaşayarak futbola veda etti. Hiç tutamıyorlardı Rıdvan’ı. O da kendisini yeşil sahada tutamadı.

Fotoğraf Ortega Arşivi’nden
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- GÖÇÜP GİDEN YÜREKLER
- GÜLE GÜLE DEIVID
- EFSANE
- ISINIYOR
- UĞUR ÖNVER – NÖBETÇİLER!!!
- DAUM MU ZICO MU?
- SERHAT AKIN
- YAŞLANMAK
- OKÇU İLE BOĞA
- YANİ BASININ İSTEDİĞİ OLMADI
- HİÇ Mİ ANLATAN YOK?
- NASIL SEVMEZSİN? JOSICO
- AVRUPA
- EFSANE (MARATON) GERİ DÖNDÜ
- OLDU MU
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“RIDVAN DİLMEN” başlığına 5 yorum yapılmış
Gönderen: Yiğit Yılmaz, 05.12.2008
Mükemmel bir yazı . Helal olsun .
Rıdvanı keşke bende çıplak gözle izleme fırsatı bulsaydım be keşke …
Yanıtlayın
Gönderen: Arkhe, 05.12.2008
http://stereocipolla.blogspot.com/2008/11/heroes-rdvan-dilmen-eytan.html
Yanıtlayın
Gönderen: iLKER, 05.12.2008
1988-89 sezonunda istanbul da 1 tek galatasaray maçı hariç neredeyse tüm maçlarına gittim .Lise 2 sınıftadım.
Toni için turhan için ve tabii ki rıdvan için
Yanıtlayın
Gönderen: erol uz, 05.12.2008
ilk defa 4-3 lük kupa maçında izlemiştim. çocukluğumun maçıydı o maç asla unutamam o maçı ve rıdvanın 4 asistini. doyamadık rıdvan’a bazen yüzde yüz futbolu izleyemiyorum başka kanala geçiyorum aklıma yesiç kanı bozuğu geliyor.
Yanıtlayın
Gönderen: massimo, 06.12.2008
ben rıdvan’a şöyle yetiştim. gazeteyi alıyordum bi haber oluyordu ”rıdvan 2 hafta sonra sahada”. rıdvan 2 hafta sonra çıkıyordu sahaya 2-3 hafta sonra bi daha sakatlanıyordu. gazete yazıyordu ”rıdvan x de sahada”. böle izledim rıdvan’ı ben. şahsım adına talihsizlik.
Yanıtlayın