ÖMRÜM SENİ SEVMEKLE NİHAYET BULACAK

BÜYÜK MAÇ SONRASI

10.11.2008

Bizde bir değişiklik yok. Yine kazandık. Böylelikle sadece son 9 yılda, tulum çıkartmış olduk. Daha öncesine gidince de istatistik şunu söylüyor, Fenerbahçe Kadıköy’de (25 maçta 18 galibiyet, 2 beraberlik, 5 yenilgi) yener. Açıkçası galibiyet zincirinin en zayıf halkası olarak ifade ettiğim Büyük Maç, ortada gibiydi. Herkes Galatasaray’ı favori görüyordu ama bence ortadaydı.

Maç öncesinde camianın birleşmesi, taraftarın yine tek yürek olması en güzeliydi. Aşk Tutulması filmini seyredip biraz daha tutulmuşlar sarı lacivert renklere futbolcular. Tekmeye kafa koyup, sahada çirkinleşmeden, rakibe saygıyı elden bırakmadan mücadele edip, yenilgide morali bozmayıp, galibiyette şımarmayıp, yine farklı bir skorla tamamladık.

Maç sonunda takımın sahanın ortasında toplanması, sonra tribünleri sustuması sırasında biraz kortktum Bir Baba Hindi gelecek diye. Neyse ki korktuğum başıma gelmedi, taraftarları susturduktan sonra halayla birlikte coşmaya başladılar. 

Maçın teknik yönlerine daha sonra gireceğim, şimdi yorgunluk var. Kolay değil tabi çıldırmak. Ama kısa kısa, Selçuk’un nefis oyunu, Gökhan’ın mücadelesi, Edu-Lugano ikilisinin uyumu, Josico’nun ısırganlığı, Uğur’un hızı, Güiza’nın yine kaçırması, Emre Aşık’ın bir Fenerbahçe maçında kendi kalesine gol atarak gerçek Galatasaraylı olması, Galatasaraylı 3 oyuncunun elle oynamadan, 1 oyuncunun kart istemekten, 1 oyuncunun tribünle atışması nedeniyle sarı kart görmeleri, Carlos’un geldiğinden bu yana kullandığı bir serbest vuruşta ilk kez golle buluşmamız, Devid’in güzellikleri, Vederson’un çabası, Emre’nin şık oyunu ve müthiş asisti, Burak’ın bitikliği, Fenerbahçe’den bir maçta 3 ve üzeri sayıda gol yiyen Galatasaraylı kaleciler listesine bir yenisinin eklenmesi, Telsim’in Boğaz Köprüsü şovu.

Gerisi sonra. Az sonra değil ama.

Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:

  1. BÜYÜK MAÇ MUHASEBESİ
  2. HAKEM RAPORU – 5. GÜN SONRASI
  3. HAKEM RAPORU – 4. GÜN SONRASI
  4. BÜYÜK MAÇ
  5. BÜYÜK MAÇ MUHASEBESİ
  6. BÜYÜK MAÇ
  7. BÜYÜK MAÇ
  8. BÜYÜK MAÇ
  9. FENERBAHÇE 1-1 PAOK MAÇ SONRASI
  10. BÜYÜK MAÇ, YENİDEN
  11. BÜYÜK MAÇ
  12. ADALET
  13. FENERBAHÇE 3-1 GALATASARAY MAÇ SONRASI
  14. HAKEM HATASI KURAL HATASI
  15. JAN VENNEGOOR OF HESSELINK
Yazar: onore,
Kategori: Fenerbahçe
  1. “BÜYÜK MAÇ SONRASI” başlığına 6 yorum yapılmış

  2. Gönderen: mrcool, 10.11.2008

    “Carlos’un geldiğinden bu yana kullandığı bir serbest vuruşta”

    Burada itirazim var Geçen seneki maçtada Carlos un şutunda baraja çarpan top Deivid in önünde kalmış gol olmuştu ve ortaya yengeç çıkmıştı :)

    Yanıtlayın

    onore reply on November 10th, 2008 1:00:

    Itirazinizi kabul ediyorum :) Nasil da unuttum :(

    Yanıtlayın

  3. Gönderen: Hakan Baysal, 10.11.2008

    Kişisel Yorumum :

    http://hakanbaysal.blogspot.com/2008/11/ben-senin-kadkyde-galip-gelebilme.html

    Yanıtlayın

  4. Gönderen: totonet, 10.11.2008

    yahu ben hep diyorum ama nafile tabi.. bu gidisle selcuk jubile yapana kadar demeye devam edecegim. ben boyle istikrarli bi adam gormedim. her mac 2 şeyi aksatmadan yapiyor.
    1-kendisine pas gelirken arkasini kollamama nedeniyle bir top kaptirma ve sonrasinda kaptirdigi topu geri almak icin mudahale ve sari kart
    2-takim tam ataga cikarken kaptirilan ve rakibe hediye edilen mutlak bir gol pozisyonu…

    adam macin adami da olsa bu ilkelerden asla taviz vermiyo. Asla onu yuhalayanlardan yana olmadim ama bi adam da yeteneklerini 1 dirhem mi gelistirmez, alex’ten hic mi feyz almaz. Top ayagina gelmeden arkada basmaya gelen biri var mi ve pasi kime veririm diye hic mi bakmaz. Illa once topu alacak, durdurup kontrol edecek, sonra etrafina bakinacak. Neyse ki her macta o ilk saridan sonra akillaniyo ama sanirim hafizasi 2. maca kadar resetleniyo bi sekilde…

    Yanıtlayın

  5. Gönderen: Ben Fenerbahçeliyim, 10.11.2008

    totonet cok doğru söylemis.Selçuk iyi göründü topsuz alanda falan ama cok hatalı pasları ve top kayıpları var

    Yanıtlayın

  6. Gönderen: Jesus Almeyda, 10.11.2008

    Bir Gs’lı olarak şunu diyebilirim ki Aragones’in veya Skibbe’nin taktik hamleleri oyunu şekillendirmedi. Dürüstçe söylüyorum Aragones 11 tane Selçuk ile de kazanırdı çünkü maçı kazanan Fenerbahçe’nin Kadıköt atmosferiydi. Taraftarı ve özgüveni idi. Yoksa atılan gollerin (Deivid’in ki hariç. Kendisine selamlar ederim ayrıca yine üzdü bizi. Varsın devam etsin koca yürekli) hepsi taktik ile hiç alakası olmayan gollerdi. Haftaya Fenerbahçe bu on bir ile Ankaraspor’u yenebilir mi? Zannetmiyorum. Yarın sabah yine Gs ile oynasa…? Yine yener. Bir de göründü ki bu sene şampiyon ne Kadıköy’den ne Mecidiyeköy’den çıkacak. Denizli faktörünü de düşünerek bu sene Trabzon olur diye düşünüyorum.

    Yanıtlayın

Yorumunuz