FENERBAHÇE 2-0 İ.B. BELEDİYE SPOR
31.08.2008
Bu rakibi geçen sezon her iki maçta da yenseydik şampiyonluğu kaçırmayacaktık. Dolayısıyla taraftar biraz da bu gözle yani hafif intikam maçı olarak görüyordu sanırım. Diğer taraftan da başkan-taraftar çekişmesinin devamı yaşanacaktı tribünde. Yaşandı da. Yakın bir zamanda Fenerbahçe Taraftarı kelimesinin sözlük anlamı, ‘nesli tükenmekte olan bir yaşam birimi’ olarak değişecek. Amaç taraftar, değil seyirci. İyi pozisyonlarda alkışlasın, kötülerde mendil sallasınlar. Paralarının karşılığını alamazlarsa ıslık ve yuhlama ile prostestoda bulunabilirler. Sanırım bu bilgileri kombine kart satış sözleşmesi veya biletlerin arkalarında da kullanırlar. Dün yeşil bileklik günüydü, bakalım bir dahaki maçta ne renk kullanılacak ‘alles inclusif’ bileklikler.
Maça gelmeli aslında. Grup grup taraftarın dağınık dağınık bağırdıkları, tezahürat yaptıkları bir tribün çalışması eşliğinde başladı maç. Telsim’in Maraton’a yakın kısmı ile Üst Maraton A ve B blok aldı liderliği eline. Üst Migros’yaki bir grup destekledi. E-Blok’ta orta ve biz öndekiler çabamız yettiğince bağırdık. Ne kadar ses gelmiştir bilmiyorum, maçın tekrarını izleme fıssatım olmadı.
Neyse artık geliyorum maça. Volkan’ın kalede yine başarılı olduğu ama eski hatalarından ne yazık ki ders çıkarmadığını gösterdiği bir maç oldu. Gökhan, önünde oynayan Kazım’dan daha çok rahatsızlık yaşadı rakibe oranla. Edu’nun yokluğunda Yasin iyiydi ancak Lugano gibi düz stoper özellikleri sergilediği için dümdüz iki stoperle oynamak zorunda kaldık. Sol bekte Carlos vasatın üstüne çıktı. Maldonado, Partizan maçı sonrasında dün de iyi performans gösterdi. Kazım’ın golündeki pas ona asist olarak yazılacak ama daha çok kestiği akınlar ve pas almadan önce sağına soluna bakıp topu nereye vereceğine karar vermesi ve bun tek pasla gerçekleştirmesidir önemli olan. Keşke Selçuk şu özelliğini bir kapsa da Avrupa’nın en iyi olabilse.
Alex çok iyiydi, pas yaptı, top sürdü, rakibe bastı, top kaptı, kendisine yapılan kasıtlı faullerde bile yere düşmedi, düşse de kalktı devam etti. Tam bir maestro gibi yönetti takımı. Kaptan gibi oynadı. Sağdaki Kazım’ı anlatacak kelime yok. Gol sonrasındaki sevinci bile hangi boyutta yaşadığını anlatıyor. Sizin v benim gibi Fenerbahçeliler’in rüyalarında bile olmayacak bir şeyi yaşıyor Kazım. Coca Cola Kid, nereden geldiğinin nerede olduğunun farkında bile değil. Rıdvan’ın dediği gibi, bir sonraki hafta kimle oynayacağını bile bilmiyordur muhtemelen, yazık.
Solda Uğur iyiydi bu sefer. Fakat sezon içinde sürekli olmadığı gibi maç içinde de sürekli olmaması büyük tepki almasına neden oluyor. İkinci golü başlatan arka direk ortasını ve benzer olumlu hareketlerini maça ve tabi ki sezona yayması gerek yoksa kalıcı olamaz.
Semih ve Güiza’ya çok daha fazla yer ayırmak gerek maç yazılarında bence. Demirkol’un Güiza hakkında yazdıkları çok güzel, ‘Bu kadar maliyetli bir oyuncunun bu kadar içten oynadığını uzun süredir görmemiştim.’. Oyunun hep içinde, bıkmadan sıkılmadan koşup duruyor. Basıyor pas veriyor gol atmak için elinden geleni yapıyor. Keza Semih de öyle. Ve bu ikili birbiriyle çok uyumlu.
Maça sonradan giren Önder sağ bekte hiç sırıtmadı. Düz bir sağ bek yeterli Kazım’ın arkasına. Deivid gelene kadar Gökhan’ı oynatıp çocuğun moralini bozmamak gerek. Kazım o kanatta iken başkasına gerek yok. Önder gibi düz bir bek koyarsın yeter. Burak da bu bölge için yeterli değil.
Fenerbahçe elindeki kadroyla Avrupa’da, büyük maçlarda belki önemli deplasmanlarda 4-3-3 oynamalı bence. 4-3-(1-2) gibi.

İçeride de genelde 4-1-3-2

Bu dizilişier, görev yapan futbolcuların oyun karakterlerine göre değişiklik sergileceyecektir illa ki. Konuşmak tartışmak gerek.
Neyse bu maça dönelim. Hakem Abay çok kötü yönetmekte olduğu bir maçta birdenbire yıllardır görmediğimiz bir kararlılıkla kırmızı kartını hem de lehimize hem de kararlı bir şekilde kullanınca şaşırdık. Oysa Okan o dakikaya kadar mutlaka bir belki de iki sarı kart alabilirdi, Alex ve Güiza’ya yaptığı kasıtlı faulleri sonrasında. Rakip eksilince biraz daha zorlanır gibi olduk. Ancak ilk yarıda gayet planlı ve düzgün bir oyun sergiledi Fenerbahçe. Uğur’un nefis ortasına kafayı yapıştıran Güiza kaleyi bulsa 11′e 11 iken öne geçmiş olacaktık.
İkinci yarı başladı, Serhat Lugano’yu biçince, şunu söyledim etrafımdakilere, ’47′de Kadıköy’de Fener’in rakibini 9 kişi bırakacak hakemde g.t isterim. Varmış. Gerçi sonraki dakikalarda o da Fenerbahçe gibi mazlumdan yana davrandı ayrı. Maldonado’ya ve Alex’e atılan tekmelerin cezasız kalmaması, bizim yaptığımız hemen her fauülde sarı kartı görmemizin nedeni buydu.
Diğer taraftan takım da aynı acıma duygusu içine girince bitse de gitsek durumuna soktu maçı. Düşünün halı sahada yedişerden top oynuyorsunuz ilk yarı bitince rakipten iki adam bırakıp gidiyor oyunu, işleri var diye. İki ihtimal var; ya bir kişiyi rakibe verirsiniz maçın içine edilmesin diye ya da vermezsiniz maçın içine edilir. Dünkü de benzer bir durumdu. Bu Akdeniz acıması işte. Elin İngiliz’i yakalasa öldürürdü o da ayrı konu,hatırlayın Liverpool-Beşiktaş maçını, 10 dakika daha olsa 10 olurdu.
Sonuçta sakatlık doğabilecek bir durumda, net skorla ayrıldık sahadan. Sezonun ligdeki ilk galibiyetini alıp sırtımızı yasladık koltuğa. Birazdan Kayseri-Galatasaray yarın da Beşiktaş-Konyaspor var.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- FENERBAHÇE 2-0 BELEDİYE MAÇTAN SONRA KISA KISA
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
- BELEDİYE MAÇI ÜZERİNE
- BELEDİYE 2-1 FENERBAHÇE
- FENERBAHÇE 1-0 BELEDİYE
- FENERBAHÇE – BELEDİYE MAÇ ÖNCESİ
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ’YLE İLGİSİ VARDIR
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ (devam)
- FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...

