EN İYİSİ SELÇUK
23.07.2008
Tunceli’de başlayan bir hikaye Selçuk’unki 1981′de. Doğum tarihinden bahsediyorum. 1999′da profesyoneliğe geçtikten 4 yıl sonra Fenerbahçe’ye geliyor Selçuk. Büyük bir atılım bu. Yıldızı İstanbulspor’da (nasıl koydu) Aykut Kocaman’la parlıyor. Stoper de oynuyor, orta saha da. Uzak mesafeli şutlarıyla rakibin canını da yakıyor. Ümit Milli takımla çıkışı sürüyor, 2003′te üçüncülük kazandığımız Konfederasyon Kupası’nda da başarısını pekiştiriyor.

Çubukluyla ilk tanışması 2003/04 sezonunun ilk maçı, şu meşhur İstanbulspor maçı. Hani 3-0 kaybettiğimiz, Enke’nin ilk ve sonu olan maç. Maç bitiyor ama alkışlarla bitiyor. Gollerden ilki de Selçuk’un, daha sonra bazen kronikleşen ‘kendine fazla güven’ meselesiyle başlıyor. Son adamken veya riskli bir pozisyondayken gereksiz çalım yapma sevdası bu.

Sonraları önemli bir orta alan futbolcusu haline geliyor Selçuk. İlk sezonunda Ümit Özat’ı ve Aurelio’yu kesemiyor ancak ikinci sezon Ümit sol beke kaydırılınca yerini alıyor yine.

Daha sonraki sezon, 2004/05′te, Deniz ve Ümit’in bir grup seyirciyle yaşanan sorunu o da yaşıyor, ıslıklanıyor. Bir sonraki maçta Kayserispor’a 7 tane atarken taraftar onu bağrına basıyor, tribüne çağırıp çiçek veriyor.

Ürt maraton e-blokda adına pankart açılıyor KFY organizasyonuyla.

Maç sonunda kaptan kolundan tutup tribünlere götürüyor.

Selçuk daha sonraki sezonlarda önce Appiah’a takılıyor sonra sakatlığa. Ciddi bir fıtık sorunu yaşıyor, ameliyat oluyor. Sonrasında da Deniz’in büyük mücadele verip kazandığı yaşam ve forma savaşı nedeniyle arka planda kalıyor. Onun da sakatlanmasyla birlikte tekrar 11′e giriyor, hazır olduğu için de formayı bırakmıyor.
Sezon arasında Maldonado’nun gelişi aslında bir katkı oluyor bence zira bitmeyen ‘kendine fazla güven’ meselesi önce Carlos’tan sonra da aslında düz bir oyuncu olup risksiz ve sade oynayan Maldonado’dan öğrenecekleri var aslında. Zor durumda topu taca atmak kariyere zarar vermiyor.
Selçuk Türkiye’de, bölgesinin en iyisi. Yüksek top tekniği, her iki ayağını da istediği gibi kullanabilmesi önemli artıları. Bunun dışında Selçuk, Türkiye’de atak yönünü değiştirecek 40-50 metrelik ters pasları yapabilen ender oyunculardan.
Neden mi yazdım bunları? Aragones çok beğenmiş onu. Aurelio’nun yokluğunda büyük bir çıkış yapacağını umuyor, diliyorum. Bir de biz, tahammül ve hoşgörümüzü, geçtiğimiz sezon formdayken verdiğimiz desteğimizi sürdürmemiz gerekiyor.
Bu konuyla bağlantılı eski yazılar:
- PAOK 1-0 FENERBAHÇE KISA KISA
- YOUNG BOYS 2-2 FENERBAHÇE, MAÇIN ARDINDAN
- MÜCADELEYE HAZIRLAR, YA BİZ?
- STEAUA 0-1 FENERBAHÇE
- EN İYİSİ
- ŞUNDAN BUNDAN III
- YAPTIKLARI VE YAPAMADIKLARIYLA DAUM – 1. BÖLÜM
- BURAK YILMAZ VARDI, NE OLDU?
- DÜN BÜGÜN
- TEKNİK DİREKTÖRLER
- GÖRDÜN MÜ SELÇUK?
- (SİYAH) BEYAZ SAYFA
- SELÇUK YULA
- BÜYÜK MAÇ ÖNCESİ
- BÜYÜK MAÇ VE ARDA TURAN
Kategori: Fenerbahçe

......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...


“EN İYİSİ SELÇUK” başlığına 2 yorum yapılmış
Gönderen: simer, 24.07.2008
şu selçuk’u fenerbahçe’ye geldiği günden beri sevmiyorum, sevemiyorum. ve eminim ki kendisi gs’ye gidene kadar da sevmeyeceğim. ne defansif özelliği var, ne ofansif. 100 şut çekse 10′u kaleyi bulur; o 10 şuttan belki 1′i gol olur. fenerbahçe’ye bu kalitede bir futbolcu yakışmıyor. şu adam hala fenerbahçe forması giyiyor ve onu formanın içinde gördükçe benim içim acıyor.
Yanıtlayın
Gönderen: akın, 01.08.2008
çok haklısın arkadaşım dediklerine aynen katılıyorum bende bu adamdan bi şey olacağı yok ama hala takımda ve oynatılıyo inşallah o bölgeye adam alırlarda kurtuluruz…
Yanıtlayın